Alev Alatlı okumalarına yeni başlıyorum. Ve okurken çok büyük zevk aldığımı söyleyebilirim. Belki 10 yıl önce okusaydım, tecrübesizliğin, deneyimsizliğin ve bilgi eksikliğinin verdi acziyet ile anlattıklarını kavramakta zorluk çekebilirdim. Dünya tarihine politik ve ekonomik açıdan geniş bir çerçeveden bakmak isteyenlerin başvurabileceği bir entelektüel.
Bu övgüleri yaptıktan sonra kendisiyle ilgili çekincemi ve eleştirimi de söylemeden edemeyeceğim. Komplo teorileri, dünya düzeni, yahudi diasporası, küreselleşme gibi tüm dünyayı etkisi altına alan ve insanoğlunu arka planda bir görünmez aklın yönettiğini anlatan bir kişinin mevcut Ak Parti iktidarını bağımsız, korkusuz ve özgün olarak nitelendirmesini bir akıl tutulması olarak görüyorum. Ki Alev Alatlı kendisini liberal, muhafazakar, müslüman ve Türk olarak tanımlıyor. Geçmişten bugüne baktığımızda Mesut Yılmaz'a danışmanlık yapmış. AKP iktidarının da akil insanlarından biri. O yüzden Alev Alatlı okurken onun engin bilgi birikiminden faydalanın ama Türkiye'nin güncel siyasetiyle ilgili söylediklerini pek de ciddiye almayın.
Bu kitapta en beğendiğim bölümler Rusya ile ilgili yapılan analizler ve verilen bilgilerdi. Aynı zamanda Amerika'nın Yeni Solu ve Neocon'lar konusuna değinilmesi de ilgimi çeken bir başka detaydı. Alev hanım cumhuriyetin değerlerini benimsemiş, onları savunan, 68 kuşağına tanık olmuş ve anlamış bir yazar. Ama tüm bilgi birikimine rağmen dünyaya bağımsız bir pencereden baktığı gibi Türkiye'ye bakamıyor. Kendi içinde kökleşmiş ve doğduğundan beri varolan ve zamanla gelişen liberal ve muhafazakar damardan dolayı Türkiye'yi objektif bir açıdan değerlendirmiyor. Aslında her şeyin farkında ama ne suya ne sabuna dokunuyor.
İkinci kitabını da büyük merakla başlayacağım. Her ne kadar aynı dünya görüşünde olmasak da ondan öğreneceğim çok şey olduğunun farkındayım.