SHUGGİE BAİN
1980 lerin Glasgowun da Teacher dönemi ve sonrasında çıkan yoksulluğun esirinde yozlaşan kişiler ve ailelerinin çaresizliği. Bir çocuk düşünün yedi yaşlarından on dört yaşına kadar ailenin en küçüğü olmasına karşın annesinin alkol bağımlılıyla ve onun getirdiği bir sürü rezillikleri ile uğraşmak zorunda kalan. İflah olmaz bir içki sorunu olan anneleriyle baş edemeyen birinci eş ve sonraki eşler, birlikte olduğu kişiler ve üç çocuğu. Hepsi teker teker kadının hayatından çıkarlar. Büyük çocuklar anneyi bırakırlar mücadele etmekten yorulmuşlar ve inançlarını da yitirmişlerdir. Onlar kendi hayatlarında yol alabilmek ve var olabilmek için bırakabilmişlerdir geride annelerini. Ama bizim küçük Shuggie Buin kopamaz onun yanında durur her daim saclarının arasındaki kusmukları ayıklar, kaçan ince çoraplarını çıkarıp üşümekten hissizleşen kadının ayaklarını ovar. Her türlü destekçisi olur. Shuggie Buin yaşıtları çizgi film seyredip renkli şekerlemeler yerken o her an annesinin parasının içkiye ve evin gereksinimlerini düşünür plan yapar. Annesinin marketlerdeki ve diğer ilişkilerdeki küçük düşürülen hallerine tanık olur ve bir çocuk olarak ne yapacağını şaşırır. Utanır içine kapanır.Fakat anlar ki annesine bir baston görevi üstlenmekten başka çare olamaz. İçki bulabilmek için herkese her türlü ödünü veren kadın çevrede ki hem kadın arkadaşları tarafından hem de madende çalışan çevre erkekler tarafından bir hayli sömürülür. Çocuklar için verilen yardım paralarının içkiye gitmesi ve çocuğuna baba şefkati göstersin diye komşusuyla yatması en etkileyen bölümlerdi. Bu kitap ta okutmuyor adeta izlettiriyor kendini. Kadın bir çok kereler tedavi olmaya çalışır fakat yaşamındaki inişler ve çıkışlar onu öyle sarsar ki en ufak bir zorlukta yıkılır ya da yıkılmayı seçer ve içkiye sığınıp kendini uyuşturur. Kadının eşi terk edip gittikten sonra çocuklarıyla yerleştiği madenci kasabasında da türlü olaylar olur ve dışlanır. Güçlü olmaya çalışır dışarıya karşı her daim ayaktayım çocuklarımın biricik sevgi dolu annesiyim her şeyin üstesinden tek başıma da olsa gelirim kibirine kapılmış hastalıklı ruhun gölgesinde yaşadığının kanıtıdır. Çok güzel bir aile romanıdır. Hüzünlü ama gerçek kurgusu olan bir kitap beni içine çekip almıştır. Kesinlikle tavsiye ederim. Kalın olması oranında da sade süssüz anlatımıyla olayların tüm çıplaklığı ile bir çırpıda okutuyor kendini. Yazarın annesiyle yaşantısından bolca içerikler varmış, annesiyle yaşanılan sıkıntılı hayatının bir kurgusu olarak çıkıyor. Ayrıca toplumsal olarak cinsiyetçiliğin kötü yansımaları, özel hayata müdahalleler , bireyselleşememek, ayrışamamak, bağımlılıklar bu kitabın ana temalarıdır. İyi ki okumuşum dediklerimden. Ayrıca yazarla tanışma kitabım oldu diğer kitaplarını da temin edip okumak için heyecanlanmaktayım.
Arzu Kapoglu