Güzel bir kitaptı. Sürükleyiciydi. Okudukça elimden bırakamadım :D Karakterleri ve olay örgüsü güzeldi. Tek bir noktaya takıldım onun dışında güzeldi.
BURADAN İTİBAREN SPOİLER
Öncelikle yazar kitabı bölümlere ayırmamış. Onun yerine karakterler arası geçiş boşluk bırakarak sağlanmış. Bu durum biraz yorucu geldi ama bir süre sonra alıştım.
Doktor Beck'i okumak keyifliydi. Okurken içimden hep "Artık şu adam bir Elizabeth'ine kavuşsun! Yeter ya!" dediğim kısımlar oldu :D
Elizabeth'in mesaj gönderme yolu gerçekten çok zekiceydi. Şifreleri çok güzeldi.
Hester Crimstein'ın kısımları okumak gerçekten çok keyifliydi özellikle herkesi mükemmel bir şekilde patlattığı son kısmı :D Gerçekten çok başarılı bir avukat.
Tyrese karakterini de çok sevdim. Okumaktan gerçekten çok keyif aldım. Telefonu "Yo" diyerek açması falan gerçekten çok güzel bir karakterdi.
Linda'ya sinir oldum. Elizabeth o halde ona gelmiş ve o kimseye bir şey söylememiş.
Shauna'nın Beck ile olan dostluğu güzeldi. Okurken Shauna ve ajan Nick Carlson arasında güzel bir şeyler olabilirmiş gibi hissettim. Olsaymış güzel olabilirmiş gibi geldi.
Nick Carlson gerçekten çok iyi bir dedektifti. Boşlukları buldu ve aklına yatmayan şeyler konusunda ısrar etti. Çok iyiydi.
Eric Wu acayip bir karakterdi. Okurken dehşete düştüm. Acayip iyi dövüş taktikleri vardı. Rebecca'ya yazık oldu.
Hoyt Parker'da çok sinirlerimi bozdu. Arkadaşına ihanet, görevine ihanet. Adam resmen kendi çıkarları için yaşamış! Sonda yaptıkları zekiceydi ama ne bileyim yaa bu karakter gerçekten çok sırlı ve kötü bir karakterdi.
Beck'in gölden çıkmasına yardım eden ve telefonla yardım isteyen kanun kaçağı adam da çok ilginç bir karakterdi. İyi bir karakterdi. Çalıların üstünden geyik gibi atlaması gözlerimin önüne geldi :D
Kitabın sonunda olaylar çok hızlı çözüldü ama hiçbir mantık hatası yoktu. Her şey güzeldi tek takıldığım nokta kitabın sonu.
Brandon Scope'u bizim David Beck öldürmüş. Tamam ama "Kafamı toparlamak için evden çıktım. Geldiğimde ceset yoktu. Sana bunları o gece anlatmayı planlıyordum." Bence burada bir saçmalık var. Adamı öldürdü, dışarı çıktı ve eve geldiğinde ceset yoktu. Bunu görünce hiç merak edip araştırmadı mı? Bu adamın cesedi nereye gitti diye? Ya da ceset bir mahallede bulunmuş oraya nasıl gitti acaba diye hiç düşünmedi mi bu adam? Evin anahtarı bir de Elizabeth'de vardır. Yani Elizabeth zaten durumu biliyor olmalı. Ceset uçup kendisi gitmedi ya oraya? Bu kısmı saçma buldum. Bana gerçekten çok saçma geldi. Hayır, adamı kendisinin öldürdüğünün bilincinde ama cesedin oraya nasıl gidebileceğini hiç düşünmemiş mi? "Bir de sakladığım sır" diyor?! Sen cesedi taşımadığına göre demek ki birileri taşıdı bu ne demek? Birileri sırrını biliyor demek. Burası gerçekten bana çok mantıksız geldi.
Onun dışında Beck'in polisten kaçtığı, saklandığı kısımlar falan güzel yazılmıştı. Aksiyon hissini verdi. Kitap güzeldi ama yukarıda yazdığım son kısım gerçekten çok saçmaydı. Bu sebeple 2 puan kırdım. Kimseye SöylemeHarlan Coben