·249 syf.····Okunma: 15 Ağustos 2022 20:56 1000kitapta bugüne kadar yaptığım en kapsamlı kitap incelemesi sanırım bu kitap için olacak. Bunu hem kitap hem yazarı olan Thomes More hem de metni çeviren Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol ve Mina Urgan fazlasıyla hak ediyorlar. Benimki onlara naçizane bir saygı duruşundan ibaret.
İlk olarak benim bu kitabı okumaya nasıl karar verdiğimle başlamak istiyorum çünkü bundan da çıkarılacak dersler olduğunu düşünüyorum. Her şey "Gerçekçiler İçin Ütopya" kitabını okumamla başladı. Bilenler bilir hangi derinlikli bir distopya yada ütopya metni okusanız muhakkak Thomes More yani kitabı okuduktan sonra çok daha saygıdeğer olduğunu düşündüğüm Sir Thomes More'un Ütopya kitabına bir atıf vardır. Bense bunu sürekli görmeme rağmen muhteşem bir ataletle bir türlü ütopyaların ana kaynak kitabını okumaya yanaşmıyordum ta ki yukarıda bahsettiğim kitaba başlayana kadar. Gerçekçiler için ütopya kitabını Thomes More'un Ütopya kitabını okumadan başlamak tabir yerindeyse bir serinin ortasından başlayıp seriyi anlamaya çalışmak kadar zordu ve üzerimdeki tüm ataleti atıp bu kitabı yarıda keserek inceleme konusu kitabımıza başladım. İyi ki de başlamışım çünkü bana kalırsa insanlık tarihinin en önemli metinlerinden birini okumadan ölüp gidecekmişim neredeyse :) Bana kalırsa o kadar önemli bir kitap.
İçerik incelemesine girmeden önce şunu da belirtmeme izin verin. Bu kitabı Türkçe olarak okumak istiyorsanız bana kalırsa tek bir yayınevi var o da Türkiye İş Bankası Yayınları. Nedeni ise çeviri ekibinde saklı : Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol ve Mina Urgan . Fazla söze hacet yok ekip şampiyonlar ligi :)
Kitabın içeriğine girecek olursak Thomes More bundan neredeyse 500 yıl önce Ütopya adında öyle bir ülke hayal ediyor ki sanki kendisi insanlığın kendinden sonraki 500 yılını görmüşte öyle yazmış zannediyorsunuz. Bu nasıl bir öngörüdür kardeşim, bu nasıl bir devrimci anlayıştır pes doğrusu. Kendisi de hakim olan Sir Thomes More hukuk alanında öyle fikirler ortaya koyuyor ki şimdi adalet dağıttığını söyleyenlerin bu metni okuduktan sonra utanmaları gerekir. Şuçta ve ceza da orantılılıktan tutunda kadın erkek eşitliğine kadar o güne kadar ancak örneklerine antik yunanda rastlanacak fikirleri ortaçağ karanlığının üzerine deniz feneri gibi tutuyor adeta. Mülkiyetle ilgili görüşlerine detaylı girmek istemiyorum farklı yerlere çekilebilir ama kendi içinde ona da bir tutarlılık kazandırıyor. Savaş karşıtlığı üzerine söyledikleri ayrı bir hayranlık uyandırıyor. Burada tekrar dikkatinizi çekmek istediğim bir husus bunları bundan tam 500 yıl önce söylüyor olması. Yani Avrupa'da kilisenin kaşının üstünde gözün var diye insanları ateşe verdiği yıllar. (Burada pek saygıdeğer Giordano Bruno'yu da anmadan geçemeyeceğim. Mekanı cennet olsun:) Dinler konusunda söyledikleri ise ibretlik . Böyle bir hoşgörü anlayışı dünya da yaşansaydı herhalde dünyamız bir huzur diyarı olurdu.
Burada yazarın kişiliğine de girmem de fayda olduğunu düşünüyorum. Özellikle İş Bankası Yayınlarında Mina Urgan'ın yazarın hayatıyla ilgili detaylı incelemesi var ve bu mutlaka okunmalı. Oradan da anlıyoruz ki bizim Sir hem bir mükemmel bir hakim, hem de çok bir iyi aile babası. Yüzünden gülücükler de eksik olmuyor . E daha ne olsun be kardeşim. Ama her iyi insan gibi dünyaya bu kadar iyilik tabi ki fazla geliyor ve onunda kelleyi uçuruyorlar. Olsun be Sir Thomes ferman kralınsa gelecek senindir !!!
Benim için uzun 1000kitap için kısa bir anlatımla kitabın ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalıştım. Tüm okurlara benim gibi bu kitabı okumak için geç kalmamalarını öneriyorum. Kalın ütopyalarla...