Puan vermedi·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Mayıs 2022 00:00 Orhan Pamuk’un kitaplarında uzun betimlemeleri, karakterlerin, mekanların ve İstanbul’un detaylı tasvirlerini okumayı çok seviyorum. Romanda en ince ayrıntıya kadar okumak bana anlatılanları yaşıyormuşum gibi hissettiriyor. Masumiyet Müzesi de okurken o anı yaşatan kitaplardan biri. Dönemin Türkiye’si, mekanlar, caddeler, sokaklar, Yeşilçam detayları gerçekliğe yakın hissettiriyor. Bir yandan kitabın müzeye göre anlatılması da okurken çok keyif verdi bana . Kitabı bitireyim de müzeye gideyim heyecanıyla okudum açıkçası :) Müzeyi ziyaret edince de kitaba daha yakın hissettim. Müzeyi gezdikçe Orhan Pamuk’un ne kadar emek verdiğine hayret ettim. Ortaya koyduğu eserine bu kadar incelikle ve detaylı yaklaşması çok hoşuma gitti.Kitapta ise aşkını ölümsüzleştirmek adına anılarından oluşan bir müze tasarlayan Kemal’in tüm hikayesine şahit oluyoruz. Kemalin aşkı benim gözümde yerine göre saplantılı ve rahatsız edici bir takıntıya dönüşse de o kadar büyük fedakarlıklar yapıyor ki onun sevgisine bir süre sonra saygı duymaya başladım. Kitapta beni rahatsız eden birkaç nokta da oldu; örneğin kitabın ana karakterlerinden biri olan Fusün’a dair çok az şey okumamız ve daima güzelliğinin vurgulanması ve güzelliğiyle var olması… Daha detaylı bir anlatım olsaydı Fusün’un hissettiklerini okuyucular olarak daha iyi anlardık.Bu kitapta belki göklere çıkarılası bir aşk anlatılmıyor ama Orhan Pamuk aşkı abartmak için değil anlamak için yazdığını söylemiş o yüzden okurken herkes kendinden ufakta olsa bir parça bulur diye düşünüyorum