Puan vermedi·600 syf.····Okunma: 16 Ağustos 2022 03:01 Dünya’nın Geçmişi üçlemesinin ikinci kitabı olan Karanlık Orman’ı #bilimkurgukitapkulübü ile birlikte okuduk. İlk kitaba göre çok daha akıcı bir eser olduğunu düşünüyorum. Kitaba büyük beklentiyle başladığımdan olsa gerek kitabı bitirdiğimde tam da aradığımı bulamadım. Tabi bunu kötü bir kitap olduğunu düşündüğümden değil, çok daha iyi olmasını beklediğimden söylüyorum.
İlk kitapta Üç Cisimlilerle kurulan temasın ardından 400 yıllık sancılı süreç başlamıştı. Sophonlar sebebiyle insanlığın pozitif bilimlerde yeni teorem ve kanunlar bulması engellenmiş böylelikle Dünya’nın çok daha rahat bir şekilde işgal edilmesinin yolu açılmıştı. Bu kitapta insanların bu işgale karşı hazırlığını ve geçirdiği süreçleri okuyoruz. Yeni teoriler bulunamasa dahi sahip olunanlar kullanılarak teknolojik olarak gelişmeye çalışan insanlık, ortak düşmana karşı birlik olmaya çalışsa da kendi arasında çekişmekten de geri kalmıyor.
İlk kitaptaki teknik anlatım bu kitapta karşımıza çok fazla çıkmıyor. Bu durum kitaba akıcılık kazandırmış. Ancak yaklaşık 200 yıllık bir süreci farklı karakterlerin gözünden takip ettiğimizden yazar çok şey anlatmak isterken konuyu biraz dağıtmış. Bu ilerleyiş bir noktada beni rahatsız etti ve sıkılmama neden oldu. Kitabın son çeyreği ise sabrın meyvelerini aldığımız kısım oluyor.
Karanlık Orman teorisinin açıklandığı kısma tek kelimeyle bayıldım. Bir çok bilimkurgu kitabında da sorguladığımız evrende yalnız mıyız? Sorusu burada da karşımıza geliyor. Ayrıca kitapta kriz dönemlerinde insan davranışlarının, toplumsal düşüncenin nasıl olacağı, inancın insan hayatını nasıl etkilediği, kontrolsüz nüfus artışının sonuçları gibi konular da irdeleniyor.
Gelecek ay son kitapla seriyi tamamlayacağım. İlk iki kitap okuduğum en iyi bilimkurgu kitapları arasına girdi. Bu seriyi herkes okumalı mı sorusuna cevabım hayır olacak. Bilimkurgu kitaplarında teknik dili çok sevmiyorsanız büyük ihtimalle yarım bırakacağınız bir seri olacaktır.