Martin Eden
10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2022 44. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2022 22:59
Jack London'un 1909 yılında kaleme aldığı Dünya klasikleri arasında efsane olan Martin Eden muhteşem bir eser. Martin Eden isimli gemicinin kendini yetiştirip aydınlanma sürecinin anlatıldığı eser, aynı zamanda devrin toplumsal ve siyasal ilişkilerine ayna tutan cesurca kaleme alınmış bir eser. Eğitimsiz yoksul bir denizci olan Martin Eden sosyal statüsü bakımından kendine denk olmadığını düşündüğü, zengin bir ailenin üniversite okuyan kızı Ruth'a aşık olur. Ruth’un yaşadığı ev, bilgisi, nezaketi ve yaşam tarzı Martin’in dünyasının öylesine dışındadır ki, Martin kendine layık bulmaz ve her defasında bulunduğu sınıftan yaşadığı hayattan nefret eder ve utanır. Bu arada da Ruth'u ve ailesini öylesine parlatır ki kendince onları idealize eder. Sınıfsal farkı alabilmek için günlerini halk kütüphanesinde geçirmeye başlar. Sürekli okumaya başlar, başlangıçta bir şey anlamasa bile bıkmadan okumaya yazmaya devam eder. Böylece Martin, kitapların dünyasına yelken açar. Nietzsche ve Marx başta olmak üzere her tür kitabı okumaya başlar. Bir yandan da öyküler, düz yazılar, şiirler yazmaya başlar. Bunları yayınlatıp para kazanmaya da çalışır ama hakkettiği ilgiyi göremez.Lakin umudunu asla kaybetmez, sürekli okur, sürekli yazar, sürekli dergilere yollar ama çoğu hüsranla sonuçlanır. "Ne vardı sende? Birkaç çocuksu fikir, birkaç yarı olgunlaşmış duygu, bir sürü hazmedilmemiş güzellik, kocaman bir cehalet, sevgi dolu bir kalp ve aşkın kadar büyük ama cahilliğin kadar verimsiz bir hırs... Bir de yazmak istedin!" (S. 100) ara ara böyle düşünse de her seferinde kendini aşmaya çalışır, bu arada Ruth ile yakınlaşmaya da başlar lakin kapitalist sistemin en önemli temsilcilerinden olan Ruth'un babası işçi sınıfından olan Martin Eden'e karşıdır. Politik davranarak kızına, ikisi arasındaki sınıfsal farkı görmesi için ilişkiyi onaylar görünür. O sistemin en iyi tiplerinden biridir baba karakteri. London'un başarıyla çizdiği ve devrinin kapitalist tiplerini temsil etmektedir. İçerikle ilgili çok şey anlatmak istemiyorum ama yazarın ortaya koymaya çalıştığı durum eseri kıymetli yapıyor. Genç bir adam olan Martin Eden'in ünlü bir yazar olup yükselmesiyle ilgili bir roman gibi görünse de eserin merkezinde Martin Eden ’in zihinsel yükselişi,bambaşka boyuta erişmesi anlatılmış. Eserde Martin Eden, sosyalist diye etiketlenmesine rağmen hep bireycidir.Eser boyunca da bunu dile getirir, onu roman sonunda dünya üzerinde yapayalnız bırakan da aslında bu bireyciliği olur. Jack London:"Martin Eden için neden biraz üzülmeyeyim ki? Martin Eden bendim. Fakat Martin Eden bir bireyci idi bense bir sosyalist. İşte bu yüzden ben yaşamaya devam ediyorum ve bu yüzden Martin Eden öldü.”bu sözleri dile getiren yazar, eserin yer yer otobiyografik özellikler taşıdığını da ifade eder. Çok şey var diyecek ama çok fazla tatkaçıran içerdi yine:( Mantığın aşkla hiçbir ilişkisi yoktu. Sevdiği kadının doğru düşünüp düşünmediği hiç önemli değildi. S. 104 Burjuva ruhu gerçekten nefret eder. Burjuvazi korkaktır. Yaşamdan korkar. Sen beni yaşamdan korkutmaya çalıştın. Beni biçimlendirmek istedin. S. 349
Martin EdenJack London · Oda Yayınları · 0135,3bin okunma
·
252 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.