Martin Eden

Jack London
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
Martin Eden ismi popülariteye kurban gittiği için geç okunan bir kitap oldu benim için. Geç te olsa çok beğendiğim bir kitap oldu. Genelgeçer bir bakış açısı ile kitabın konusuna bakacak olursak, avam tabakada bir denizci olan Martin'in burjuva bir aileden gelen Ruth'a aşık olması. Ve onun aşkı uğruna, onun yanına yakışabilmek için Martin'in kendini okumaya vererek bir yazara dönüşmesini konu ediniyor. Martin'in entelektüel seviyesinin yükselişi, hayatını hedefi doğrultusunda planlayışı, ideallerinden vazgeçmeyişi ve çevresindeki insanları gözlemlemesi , hayata verdigi anlamın yön değiştirmesi.. Süreç o kadar güzel ve gerçekçi işlenmiş ki.. Şahsi fikirlerime değinecek olursamda öncelikle aşk'ın ne kadar güçlü ve güdüleyici bir duygu olduğunu bir kere daha gözlemlemiş oldum. Diğer bir durum ise kitap bana hayatta ki önemli bir noktayı hatırlattı. Evet bizler bazen bazı şeyleri çok istiyoruz. Gerçekleşsin diye elimizden gelenden fazlasını yapmaya çalışıyoruz. Hatta belki onarılmayacak şekillerde yıpranıyoruz. Ama o şeyi elde ettiğimizde bir de bakıyoruz ki ne biz o eski biziz ne de elde ettiğimiz şey hallerimiz deki kadar güzel. Bazen vazgeçebilmeyi bilmeliyiz. Çünkü farkında olmadan hayatı kaçırıyoruz. Sonunda bir başarı elde etmişte olsak bu bize hayatta devam edebilme adına bir güç sağlamıyor. Ah sevgili Martin kendin düşünmeyi bırakıp bizi düşündürdün :) Daha çok şey yazabilirim sanırım ama oda kitapla aramızda kalsın ;) Son olarak kesinlikle okumanızı tavsiye ederim :)
Edebiyat
Martin EdenJack London · Oda Yayınları · 0135,3bin okunma
9/10
·348 syf.··
2023 4. kitabı
Etkinlik kitabımız Martin Eden. Ne yazık ki uzun süre kitap okuyamadım depremden sonra bir isteksizlik ve umutsuzluk sonucu epey gezdi elimde. Sonunda bitirdim. Kitabın talihsizliği benim böylesi bir ruh halime denk gelmiş olması. Umarım en kısa sürede toplanıp üzerine konuşup inceleriz. Biraz kitaptan söz etmek istiyorum ; Otobiyografik kitapları seviyorum. Bu kitapta sanırım Jack Landon biraz da kendini anlatmış. Martin Eden bir yerde Jack Landon aslında. Denizcilikle uğraşan bir gencin, bir olay neticesinde Ruth ve ailesiyle tanışması sonucu, burjuvaziye ilgi duymasiyla hayatının değişimi aşama aşama gözler önüne seriliyor. Ruth' a duyduğu aşk, onun sınıfına girme mücadelesi, yazıyla ve kitaplarla tanışması aşk uğruna cektigi acılar, açlık ve koydugu hedef için insanüstü bir inanç ve disiplinli çalışma sonucunda tam başarıya ulaştığı anda okuyucuyu şok edecek bir finalle kitabın bitmesi, onlarca soruyla basbasa bırakıyor. Doğrusu kitabın kesinlikle soran sorgulayan ve insanı sarsan bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Akılda kalacak kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca dönemin edebiyat, yayıncı, yayinevleri' dergi ve yazarlar konusu da benim ilgimi çeken kısımlarından oldu. Velhasıl okunmayi kesinlikle hak ediyor. Tavsiye ediyorum.
1000k
Martin EdenJack London · Oda Yayınları · 0135,3bin okunma
Martin Eden
10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2022 44. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2022 22:59
Jack London'un 1909 yılında kaleme aldığı Dünya klasikleri arasında efsane olan Martin Eden muhteşem bir eser. Martin Eden isimli gemicinin kendini yetiştirip aydınlanma sürecinin anlatıldığı eser, aynı zamanda devrin toplumsal ve siyasal ilişkilerine ayna tutan cesurca kaleme alınmış bir eser. Eğitimsiz yoksul bir denizci olan Martin Eden sosyal statüsü bakımından kendine denk olmadığını düşündüğü, zengin bir ailenin üniversite okuyan kızı Ruth'a aşık olur. Ruth’un yaşadığı ev, bilgisi, nezaketi ve yaşam tarzı Martin’in dünyasının öylesine dışındadır ki, Martin kendine layık bulmaz ve her defasında bulunduğu sınıftan yaşadığı hayattan nefret eder ve utanır. Bu arada da Ruth'u ve ailesini öylesine parlatır ki kendince onları idealize eder. Sınıfsal farkı alabilmek için günlerini halk kütüphanesinde geçirmeye başlar. Sürekli okumaya başlar, başlangıçta bir şey anlamasa bile bıkmadan okumaya yazmaya devam eder. Böylece Martin, kitapların dünyasına yelken açar. Nietzsche ve Marx başta olmak üzere her tür kitabı okumaya başlar. Bir yandan da öyküler, düz yazılar, şiirler yazmaya başlar. Bunları yayınlatıp para kazanmaya da çalışır ama hakkettiği ilgiyi göremez.Lakin umudunu asla kaybetmez, sürekli okur, sürekli yazar, sürekli dergilere yollar ama çoğu hüsranla sonuçlanır. "Ne vardı sende? Birkaç çocuksu fikir, birkaç yarı olgunlaşmış duygu, bir sürü hazmedilmemiş güzellik, kocaman bir cehalet, sevgi dolu bir kalp ve aşkın kadar büyük ama cahilliğin kadar verimsiz bir hırs... Bir de yazmak istedin!" (S. 100) ara ara böyle düşünse de her seferinde kendini aşmaya çalışır, bu arada Ruth ile yakınlaşmaya da başlar lakin kapitalist sistemin en önemli temsilcilerinden olan Ruth'un babası işçi sınıfından olan Martin Eden'e karşıdır. Politik davranarak kızına, ikisi
Martin EdenJack London · Oda Yayınları · 0135,3bin okunma
Puan vermedi·348 syf.··
2024 5. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2024 23:23
Tavsiye ederim. Çok beğendim ........................... ............,....................................................................................
Edebiyat
Martin EdenJack London · Oda Yayınları · 0135,3bin okunma
Puan vermedi·348 syf.··
2020 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2020 15:07
Başlarda bir gemi işçisi olan Martin Eden'in kendisinden yüksek tabakada yer alan Ruth ile tanışmasından sonra yazar olma çabasının anlatıldığı romanda tutkulu, aşık, kalıplaşmış düşüncelere karşı duran, sorgulayan, inanan ve idealleri uğruna, çıkarına olmasa da düşündüklerini cesurca ifade eden genç Martin Eden'den bahseder. Başlarda yazdığı eseleri kabul görmeyen Eden için acaba öldükten sonra mı değeri anlaşılacak klişesi canlandı gözümün önünde. Ancak Eden yaşarken eserleri kabul görmeye, beğenilmeye başladı. İlerleyen kısımlarda bir yeşilçam senaryosunu da andıran bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı repliği gözünüzün önüne gelsede, Martin daha önce değersiz buldukları yeteneği önünde başarı, para ve ün sağladıktan sonra eğilen burjuva sınıfının iki yüzlü değerlerinden tiksinçlik duyuyor. Jack London ile Martin Edenin hayat hikayesinin benzediği, London'un kendi hayat hikayesinden yola çıkarak Martin Eden'i yazdığından bahsedilmektedir. Fakat London, Martin Eden ile kendini şunları söyleyerek ayırır: -Martin Eden bir bireyci idi, bense bir Sosyalist. İşte bu nedenle ben yaşamaya devam ediyorum ve işte bu nedenle Martin Eden öldü. Martin Eden başkalarının ihtiyaçlarının farkına varmayan aşırı bireycidir. Hayalleri kaybolduğunda, uğrunda yaşayacağı hiçbir şey kalmaz.
Martin EdenJack London · Oda Yayınları · 0135,3bin okunma
Hevesim kaçtıktan sonra..
9/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2024 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2024 01:16
Başlığı tamamlayalım. Hevesim kaçtıktan sonra hallolan işlerim.. Martin Eden bana Nuri Bilge Ceylan filmlerini anımsattı. Bana göre onun filmlerinin en beğendiğim yönü gerçekçi olması. Yaşadığımız gerçek hayatı birebir yansıtması. Ama en çok izlenen filmler tabi ki gerçekle pek de alakası olmayan sahte hayatlar. Martin Edenin yazdıklarında ve düşüncelerinde yaşadığı sıkıntı da tam olarak bu. Ama her şeye rağmen yüreğinizin götürdüğü yere gidip doğru olduğuna inandığınız şeyi yaparsanız mutlaka haklı çıkarsınız. O da bunun farkında ve sadece bir kişinin ona inanmasını bekliyor. Ama... Beyaz Show izlediğimiz güzel zamanlarda seyircilerden bir tanesi şöyle yazmıştı. Hayat beni haklı çıkardığında hala yaşıyor olmak istiyorum.. Tabi ki zihnen..
Martin EdenJack London · Oda Yayınları · 0135,3bin okunma
Favori
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Martin yüzümüze gerçekleri vurarak bize hayatın ne olduğunu ve bize neler sunabileceğini gösteriyor. Martin sıkı bir girişimci, meraklı, dirençli birisidir ve bu özellikler ona istediği yere gitmesinde yardımcı olur. 70 yıllık insan ömründe bir insan bu kitaba 2 veya 3 gününü ayırmalı ve kendi çıkarımlarını kendisine vermeli. Keyifli okumalar!
Roman
Martin EdenJack London · Oda Yayınları · 0135,3bin okunma
Martin Eden - Jack London
9/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
Martin Eden, Jack London’un otobiyografik karakterli olgunluk dönemi eseridir. Klasik zengin kız fakir oğlan kurgusunun dışında, kendisini geliştirmeye çalışan proleter bir gencin sınıf bilincine sahip olmasının anlatıldığı romandır. Bu kimileri için Martin Eden isimli bir fakir gencin aşık olduğu zengin kızın kültürel birikimine erişme çabası olarak gözükse de aslında Jack London’ın sosyalist düşünceye hakim olma sürecidir. Jack London, Amerikan Edebiyatının en önemli bir ismi olmasının yanında ülkemizde, yapıtları neredeyse en çok okunan yazarların başında gelmektedir. Onun böylesi bir üne kavuşması ise onun eserlerini okudukça daha da anlam kazanmaktadır. Hemen her yapıtında kendi hayatından izleri, gerçekliği ve doğalcılığı işlemektedir. Otuzlu yaşlarının başında kaleme aldığı Martin Eden’de ise genç bir tersane işçisinin burjuva sınıfından bir kıza tutkulu bir aşkla bağlanışı ve o kızın ailesindeki kültürel zenginliğe ulaşma çabasından hareketle eser şekillenmektedir. 19. yüzyılda Sanayi Devriminin getirdiği kölelikle eş değer çalışma sistemi altındaki Martin’in içine girdiği çabanın ne tür bedelleri olduğunu eserin çeşitli yerlerinde görmekteyiz. Tabi gördüğümüz bu acımasız koşullar ve ödenen bedeller, Martin özelinde bütün bir işçi sınıfının sorunudur. Öte yandan İşçilerin örgütlenme süreçleri, tartışmaları, sosyalist zemindeki fraksiyon ayrılıkları da yine işçi sınıfının genel sorunları olarak tanıdığımız bildiğimiz olaylardır. 1900’lülerin başında işçilerin yaşadıklarını gözler önüne Martin Eden, bize farklı iş kollarında çalışan işçilerin sorunlarının anlatıldığı Avrupa menşeili birçok kitabı da hatırlatmaktadır. Bu da hiç kuşkusuz, 1800’lerle önce İngiltere ve ardından tüm Avrupa’yı kapsayan Sanayi Devrimi’nin, en nihayetinde 1900’lere gelirken
Roman
Martin EdenJack London · Oda Yayınları · 0135,3bin okunma
Martin EDEN - Jack LONDON (Okumadan Ölmeyin!)
9/10
·520 syf.··
2021 116. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2021 14:17
Tam, "Dur, daha yeni tanıdım seni!" derken kitabın bitmesiyle ellerimden kayıp giden bir arkadaş oldu Martin Eden benim için. İncelememe başlamadan önce bir itirafta bulunmak istiyorum: Bu eseri spoiler vermeden inceleyecek kadar yeterli görmüyorum kendimi. Ona göre okuyun ki incinmesin hayat mücadelesinde yorgun düşmüş yüreklerimiz. Yarı otobiyografik bir roman. Jack London'ı büyük oranda Martin Eden kişiliğine bürünmüş olarak görüyorsunuz. Dönem aynı dönem, mekan aynı mekan, zaman yine aynı zaman ve yine kahramanlar gerçek dünyadan kahramanlar... Yirmili yaşlarda tabiri caizse halk tabakasından bir genç Martin Eden. Denizcilik ile uğraşırken bir olay sonucunda Ruth ve ailesi ile tanışıyor. Onun burjuvazi ile tanışması aynı zamanda... Ona duyduğu ya da duyduğunu sandığı aşk onu yazılar yazmaya itiyor. Başarılı bir yazar olma adına disiplinli bir çalışma başlatıyor. Büyük hayranlık duyuyorsunuz onun azmine. Ruth'un dünyasına ait olma mücadelesi girdiği aslında. Bu mücadelede onunla aşık oluyor, onunla acı çekiyor, onunla aç kalıyor ve onunla amacınıza ulaşmak için çabalıyorsunuz. Bir aşk insana neler yaptırır? Aşk sandığımız şey aslında nedir? Para nelere gölge düşürebilir? Amacımıza ulaştığımız anda daha mı mutlu olacağız sorularının cevabını alıyoruz eseri okurken... Algernon'a Çiçekler isimli bir eser okumuştum. Başkahraman zeka seviyesi arttıkça derin bir yalnızlığa gömülüyor ve aynı zeka seviyesine düşene kadar o yalnızlıktan kurtulamıyordu. Martin Eden ait olduğu sınıftan kopma mücadelesi verirken burjuva sınıfını da tanıyor. Bu tanıma süreci onu eski sınıfına da yabancı kılıyor ve her iki sınıfa da uzaklaşma başlıyor. Bu durum onu hayata daha da yakınlaştıracak dediğimiz yerde tam bir uzaklaşmanın geldiğini görüyoruz. "Yalnızlığını daha güçlü ve kendini
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
Okyanusun Sonu (Spoiler içerir)
10/10
·520 syf.··
2022 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2022 01:45
İncelememe bir alıntı ile başlamak istiyorum. “Kitap okuyorsun ve yapayalnız buluyorsun kendini” Beni bu eserde en çok etkileyen alıntı olmuştu. Kitap okurken hiç şikayetçi olmadığım bir durumdur. Bazen anlamsız bir kalabalıktan ziyade bir kitabın içerisinde yalnızlaşmak daha anlamlı geliyor. Martinin intiharı üzerinden bir inceleme yazmak istedim. Çünkü Martin'in intiharı beni oldukça etkilemiş ve düşündürmüştü. Bunun üzerine belli birtakım olgular üzerinden kendime sorular sorup ve bu soruları kendi paradigmam içerisinde yanıtlamaya çalıştım. Daha sonra ortaya bu şekilde bir analiz çıktı. İncelemem alıntılar hariç tamamen kendi bakış açım ve cevaplarımdan oluşmaktadır. Eserin son bölümüne baktığımızda, insanların Martine karşı yaptığı ikiyüzlülük, çıkar gibi sebeplerden ve ait olmadığı bir toplumun verdiği mutsuzluk sebebi ile intihar ettiği düşünülebilir. Fakat bu intiharın bundan daha fazlası olduğunu düşünmekteyim Biz bu intiharın gerçek sebebini öğrenmek istiyorsak öncelikle şu soru üzerinden yola çıkmamız gerekiyor Mutluluk Nedir? Mutluluk insanın kendi içinde koyduğu zorlu ve hatta bazen imkansız hedefler ve beklentiler olup ve bu hedefler ve beklentilere ulaşabilme umudu taşımasıdır. İnsan elde ettiği bir sonuç ile asla mutlu olamaz. İnsanı mutlu yapan o sonuca giden yoldur, onu asıl mutlu yapan bu süreçte geçtiği yollardan topladığı umut taneleridir. Fakat maalesef sonuca ulaşıldığında artık doyum başlar ve bu doyum çok kısa sürer. Doyum tamamlandığında artık elde edilen sonuç hızlıca değer yitirmeye başlar ve bu değer yitirme elde edilen sonuç nötr noktasına gelene kadar devam eder. O halde Mutlu olmak bir şeyi elde etmek değildir, insanın elde etmek istediği hedefine giden yoldaki umut tanelerini elde etme hazzıdır. Elde edilen haz ise zamana
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.