Puan vermedi·158 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Ağustos 2022 10:55 Kitabımız, henüz küçücük bir çocukken Kafkasya’dan alınıp zengin ailelere esir olarak satılan bir Çerkes kızının yaşadığı zorlukları anlatan bir eser... Bu küçük Çerkes kızına ilk hanımı Dilber ismini koymuştur. Dilber satıldığı ilk ailede çok fazla eziyet görüyor ve hor görülüyor. Daha sonra bu aile kendi çıkarları doğrultusunda Dilber’i tekrar satıyor ve nihayetinde Dilber Asaf Paşa Konağına geliyor. Bir süre burada daha rahat bir hayat yaşasa da, zamanla evin iyi eğitim gören ressam oğlu Celal Beyle aşk yaşamaya başlıyor. Bunu anlayan evin hanımı, Zehra hanım kuşak çatışması nedeniyle Dilber'i evden göndermeye karar veriyor ve Dilber Mısır'a gönderiliyor. Dilber'in yokluğunda Celal Bey aklını yitiriyor. Aynı şekilde Dilber'de aşk acısına dayanamıyor...
Mısır'da harem kurulan bir evin Harem ağası ( Cevher ağa) sayesinde o evden kaçsa da bu kaçış maalesef ki sevdiğine kavuşmak için olmuyor. Sevdiğine kavuşamayan Dilber, kendini Nil Nehrine atıp yaşamına son veriyor...
Çocuk yaşta aileden koparılmak, esaret altında geçen zorlu yıllar, birinden başka bir efendiye satılması ve nahif masum bir aşkın, kuşak çatışması nedeniyle boğazda kalması, yürekte yarım bırakılması iki gencin hayatlarına, canlarına sebep oluyor...
Yazarın dili oldukça akıcı ve karakterlerin duygularını sade bir şekilde anlatıyor. Beni biraz yoran cümlelerin çok uzun olmasıydı.
Olay örgüsü hızlı değil, yavaş ilerliyor. Betimlemeler fazla, paragraflar uzun.
Anlam bakımından da çok yoğun.
Anlamak için sakin kafaya ihtiyacımız olacak yerler var. Alıntı olarak paylaşacağımız çok güzel cümleler var... Kitabı anlatmak, anlamak kadar ustalık istiyor. Okumadıysanız eğer okumanızı tavsiye ederim