Kapağına bakınca kafanızda bazı şeyler canlanıyor değil mi? Tarz olarak romantik bir kitabı çağrıştırıyor. Ama öyle değil işte. Kapağı aldatıcı olmuş. İçeriği ve kapağı arasında dağlar kadar fark var. Gerçi sörf yapan gençler var ama hikayenin ufak bir kısmında geçiyor tüm bunlar. Ana konu ayrı.
Tıpkı Evelyn Hugo'nun Yedi Kocası kitabında olduğu gibi yine harika bir kitap yazmış yazar. Gerçi Evelyn Hugo'nun Yedi Kocası kitabını her okur beğenmedi. Bazıları ikilimde kaldı. Ben beğenen taraftayım Bu kitabı da çok beğendim.
Yazar geçmişe dönük anlatımlar eşliğinde aile kavramının önemini ve trajik bir aşk hikayesinin gölgesinde kalan dört kardeşin hikayesini kaleme almış. Kitap 1980 yılını anlatırken ara ara geçmişe dönerek olayın merkezine iniyor. Sıfır noktasından yavaş yavaş zirveye yerleşen insanların değişimine tanık oluyoruz. Para ve ün sayesinde birçok insanın nasıl bencil olabildiğine, yanındaki insanların kıymetini bilmeden yanlış insanlarla yaşamlarına devam ettiklerini okuyoruz. Eşini terk eden ve çocuklarını bile görmezden gelen bu tip insanların varlığı tiksindirici. Şöhret ve paranın mutluluğu satın alamadığını ve aslında aile denen şeyin ne derece yüce olduğunu geç olsa da anlıyorlar ama iş işten geçtikten sonra.
Kitap hiç ummadığım kadar iyi çıktı. Bütün gün hiç yerimden kalkmadan okuyuverdim. Şöhret ve para insanı gerçekten değiştirir mi? Merhamet ve empati gibi insani duyguları yitirirler mi yoksa para ve şöhret var olan karakteri mi ortaya çıkarır bilinmez ama sağlam kişiliğe sahip bir insanın değişeceğine inanmıyorum.
Sıradaki kitabım aynı yazara ait olan "Evet Dedikten Sonra". Eğer bu kitabı da beğenirsem, yazarın bizde çıkan tüm kitaplarını almayı düşünüyorum.