Gönderi

Kadınların yüzü de avret mi ? Süs değil mi ? En çok süslenen yer değil mi?
İslam'a teslim olmamışlar üstlerine almasın konuyu. ... Kadının yüzüne bakmak (2. Defa) caiz değilken. Kadının yüzü neden kapanması zorunlu olmasın? Ayette perde arkası. Hususuna dikkat çekilirken kadının yüzü neden süs veya  avret sayılmasın ? Kadının kolu saçı gözükmesi caiz değilken daha güzel ve cezbedici yaratılmış yüzünün neden açmaları serbest olsun . Erkekler yüze karşı etkilenmez mi ? Erkekler yüze bakarak güzel veya değil yada idare eder ifadelerini kullanmıyorlar mı ? Bu da  kapanması gerektiğini göstermez mi ? Ayet olur ki kalbi hasta olan veya ümide kapılan olur diyorken yüze bakıp aşık oldum diyenlere bir çok kez şahit olmuşken yüzün hâlâ kapanmasına gerek yoktur nasıl diyebilirsiniz? Şarkıcılar yüze karşı beste yaparken ! Şairler yüze karşı şiirler yazarken ! Hâlâ yüz, nasıl bir saç kadar cezbedici değildir diyebiliyorsunuz ? Saçın örtülme emri verilmiş ve dışarı çıkarken mümin kadınların dış elbiselerini  üstlerine alması emredilmişken , Hz Aişe ve hanım sahabelerin yüzü kapalı olmasına rağmen! Şeriatla yönetilen yerlerde kadınların nerdeyse hepsi yüzünü örtmesine rağmen nasıl olurda bu basit bir mesele olarak görülür de aldırış edilmez. Yüzü açmalarını geçtik boyasız yüz kalmadı dışarda artık. Yüzünü örtmeyen bayan, dışarı boyasız çıkmak da istemiyor. Hepsi Olmamakla birlikte bir çok kadın Çünkü yüze dikkat çekmek istiyor. Bir çok Kadın beğenilmek istiyor ve bundan nefsi hoşnut oluyor. Yüzünü başkalarına beğendirmesi veya kendi yüzünü beğenmesi yüzünün ne kadar cezb edici bir süs mahalli olduğunu göstermez mi? Kadının yüzü açık olması caizdir denilirse onların yüzlerini süslemelerine yol açmıyor mu ? Yaşlı kadınlar Çocuklar Askeri tatbikatlar Emniyet işleri, şüpheli vs Namaz camide vs. Mahkeme de şahitlik Hac Sağlıkta son çare Evlilik görüşmesinde vb . hususlar dışında yüzün açılması doğru bir davranış kabul edilmemiştir. Fıkhi açıklamalar da tesettürde sadelik aranıyorken yüze karşı neden duyarsız kalır ki erkekler? Bir kadının yüzü elbisesinde ki süslemeden daha mı aşağı ? Eskiden makyaj yoktu kadınların yüzüne  bakanlar etkilenmiyorlar mıydı? Etkilenmeseler di Osmanlı döneminde niye kadınların neredeyse hepsi yüzünü gizliyor dı ? Medya çıktı tesettür bitti mi şimdi ? Farz olmaktan çıktı mı ? Bir erkek bir kadının güzelliğini merak ediyorsa, baktığı kadının güzelliğini değerlendirmede ilk yüzünden başlar . Kadınlar düğüne giderken en çok gelinin yüzüne bakıyorlar iyi iyi fena değil diyorlar.  Kadınlar böyle diyorsa oraya giden bekar ve evli erkekler ne diyorlar acaba? Y. D
Din
··
1 +1'leme
·
1.108 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Agırî
Gönderi Sahibi
Tirmizî’de geçen hadisin anlamı şöyledir: “Kadın avrettir (namustur),  dışarıya çıktığı zaman şeytan onunla beraber olur.” (Tirmizî, Reda’, 18) Tirmizî bu rivayetin “hasen garip” olduğunu söylemiştir. (Tirmizi, a.y) Taberanî/Kebir’de bu hadisi biraz daha uzunca bir ifadeyle söz konusu edilmiştir: “Kadın avrettir (namustur), dışarıya çıktığı zaman şeytan onunla hep beraber olur. Onun Allah’a en yakın olduğu zamanı evinin içinde bulunduğu anıdır.” Heysemî, bu rivayetin sahih olduğunu belirtmiştir. (Zevaid, 2/35) Bunun manası malumdur; şeytan -fıtraten cemalperest olan- kadınları dışarıda gezerken erkelere karşı daha cazip bir tutum takınmaya yönlendirir. Bu çok bariz bir teamüldür onlar için. Gerçi kadınlar bunu sadece erkekler için yapmazlar. Fakat dışarıya çıkarken erkeklerden daha fazla güzel giyinmeye dikkat ederler. Hadislerden Asr-ı saadette bu huyun onlarda ön planda olduğunu anlıyoruz. Hadis, bu konuda kadınların dikkatli olmalarını istiyor. Söz konusu ettiğimiz bu hadiste geçen  ve “şeytan onunla beraber olur” veya “ondan asla ayrılmaz” şeklinde tercüme edilen “isteşrefe” kelimesi aynı zamanda “süslü göstermek” manasına da gelir.(bk. Tuhfetu’lahvezî, ilgili hadisin şerhi). Bu süslemenin sonucudur ki, “Yirmi erkekten ancak bir iki kişi vardır ki gördüğü kadınları kendi eşinden daha güzel görmez.” Bu gün yapılması gereken şey, dışarı çıktığında veya işe gittiğinde kadının fazla süslü elbiseler giymeye heveslenmemeli, üst elbise olarak giydiği çarşaf veya mantonun vücut hatalarını göstermeyecek şekilde geniş olmasına dikkat göstermelidir. Sorularla İslamiyet..
Agırî
Gönderi Sahibi
Göz zinası , el zinası, ayak zinası vb ifadeleri varmı hadisler de ? Ayette perde arkası varmı Ayette yaklaşmayın diyor mu Ayette şeytan fuhşa çağırır diyor mu ? Ayette Hz Yusuf Hz Züleyha kısasında özellikle nefis daima kötülüğü emreder diyerek nefse güvenmememizi söylemiyor mu ? Ayette başını ört omuzlara göğüsleri kapatacak şekilde demiyor mu ? Ayette dışarı çıkarken dış elbisenizi üstünüze alın demiyor mu ? Ayette ses kırıtmayın cazibeli konuşmayın ayaklarınızı yere vurmayın vakarlı olun demiyor mu ? Ayette şunlar şunlar hariç süslerinizi göstermeyşn demiyor mu ? Bakışlarınızıi indirin demiyor mu ? Ayette Allahın koyduğu sınırları koruyun demiyor mu ? Hadiste ey Ali birinci bakış lehine ikinci bakış aleyhine demiyor mu ? Ayet te 2 3 4 e kadar eş alma ruhsatı yokmu erkrlelr için bu da erkelelrin cinsellik te güçlü olduğunu nefsi daha baskın olduğunu bu konuda zaaflı Olduğunu göstermiyor mu ve kadınların ona göre hareket etmesi gerekmez mi ? Ayette takva elbisesi daha hayırlıdır o olmadı mı maddi elbisenin günahlardan korumayacağına değin miyor mu ? Ayette şeytanın Hz Adem ve Havva nın üstünü çıkartarak kandırdığını buyur muyor mu böyle yaparak sizi de kandırmasın demiyor mu ? Hadis te kadın süs tür şeytan dışarda onu süslü gösterir erkeklere demiyor mu ? Ayette cahiliye kadınları gibi davranmayın evlerinizde oturun zaruret dışında çıkmayın demiyor mu ? Aklıma gelmeyen hususlar vardır belki ama bu konu hassas ve dikkate alınmalıdır.
Kardeşim yüzün avret ve haram olduğunu kanıtlamak için ne diye kendini bu kadar zora, çabaya ve açıklamaya girmişsin. Allâh Rasûlü, İbni Mektum'un bir derdi için evine yaptığı ziyaretinde ne buyuruyor? Ey Aişe odana çekil... Aişe annemiz, ya Rasûlullah ama o beni göremez ki o ama(kör)dır. Buna rağmen efendimiz (sav) ise ey Aişe o kördür ama sende mi körsün, sen kör değilsin" diyor. Yâni kör olan sahâbiye dâhi annemizin görünmesi doğru değilken zaten yüzün avrat ve mahreme haram olduğu yüzün örtünmesi gereken bir zinet olduğu bu hadise ve ifadelerle net bir şekilde ortada hatta erkeğin yüzüne dâhi nefsânî (şehveti) bakmak haramdır. Kısaca başkaca yaşanmışlık, hadis ve âyet örneği vermeye gerek yok kadının yüzünün avret olduğu ve örtünmesi gerektiği için...
Agırî
Gönderi Sahibi
“Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle: ( başlarını ve yüzlerini kapatacak şekilde ) cilbablarının (dış örtülerinin) bir kısmı ile üzerlerini sıkıca örtsünler. Bu, onların (hür ve iffetli olduklarının) bilinip incitilmemeleri için daha elverişlidir. Allah, gafûrdur (mağfiret eder), rahîmdir (merhamet eder).”  Ahzab : 59 Bu ayet-i kerimenin tefsirinde alimler cilbabı tepeden tırnağa bütün vücudu ve elbiseleri örten çarşaf ve ona benzer dış örtü olduğunu bildirmişlerdir. Bunun el ve yüzü de örtmeyi kapsadığını belirtmişlerdir. Mesela; 1-    İbn-i Abbas (r.a) yukarıda mealini verdiğimiz Ahzab suresinin 59. ayeti hakkında şöyle demiştir “Allah mü’min kadınlara bir hacet için dışarı çıktıklarında yüzlerini başlarının üzerinden cilbablarıyla örtmelerini ve yalnızca bir gözlerini açmalarını emretmiştir. (Taberi, İbni Kesir, Suyuti Dürrü'l Mensur Ve Sabuni) 2-    İbn-i Sirin şöyle demiştir : Bu ayeti (Tabiînin büyük alimlerinden) Abidetü's-Selmani'den sordum. Elbisesiyle başını, yüzünü örterek, sol gözünü açarak, hareketleriyle nasıl olacağını gösterdi. (Suyuti Dürrü'l Mensur, İbni Kesir ) 3-    İbn-i Abbas ve Katade şöylede demişlerdir : Alnının üzerinden bağlar, diğer ucunu da burnunun üzerinden bırakır. Gözleri görünse de bu hal onun göğsünü ve yüzünün büyük bir kısmını örter. (Tefsiri Kurtubi ve İbni Kesir) 4-    Tefsiri Beyzavi : Bir hacet için dışarı çıktıklarında çarşaflarıyla bedenlerini ve yüzlerini örtsünler. (c: 2-s:252) 5-    Ebul Ferec İbnül Cevzi : başlarını ve yüzlerini örtsünler. (Zadül Mesir. C:6-s:422) 6-    Tefsiri Celaleyn : Cilbab kadının bütün vucudunu örten örtüdür. Hacetleri için dışarı çıkarken bir kısmıyla yüzlerini örterler, ancak bir gözlerini açıkta bırakırlar. 7-    Sahabe ve TabiÎn döneminden sonra gelen bütün büyük müfessirler de bu ayeti (yukarıda geçtiği gibi) aynı şekilde tefsir etmişlerdir. (Tefhimü'l Kur’an: c:4.s:459) 8-    Tefsirlerin izahlarından anlaşılacağı üzere, cilbabı örtmekte iki şekil vardır. Birisi kaşlarına kadar başını örttükten sonra büküp yüzünü de örtmek ve yalnız tek bir gözünü açık bırakmak. İkincisi de alnının üzerinden sıkıca sardıktan sonra burnunun üzerinden dolayıp, gözlerini ikisi de açık kalsa bile yüzün büyük bir kısmını ve göğsü tamamen örtmüş bulunmaktır. (Elmalı : c:6-s:338) Bazı kimseler şöyle diyorlar: "Örtünmeyi emreden Nur Suresi 31. ayette, “Görünen kısmı müstesna, ziynetlerini göstermesinler.”  ayetinde görünen kısımdan kasıt ulemanın çoğuna göre eller ve yüzdür. Buna göre eller ve yüz avret değildir ve örtmeye gerek yoktur." Ayetteki ifadeye dayanarak bazı âlimlerin “el ve yüz avret değildir” ifadesi, kadının evinden dışarı çıkarken yüzünü açmasına bir cevaz vermiyor. Bu hususta alimler el ve yüzün açılmasıyla ilgili şunları söylemiştir: 1-    El-yüz avret değildir demekle bunları açmak gerekir manası kastedilmemiştir. Bazı haller ve zamanlarda bunları örtmede zorluk olduğu için şeriat bunda ruhsat (izin) göstermiştir. Fakat bu ruhsat daimi değil, bazı hallerle sınırlıdır. Bazı haller ise şunlardır: 1-    İbadet esnasında (ihram, namaz gibi durumlarda) kadın el ve yüzünü açar. (Beyzavi, Makalat-ı Kevseri) 2-    Mahkemede şahitlik, dünürlük, tedavi gibi sebeplerle kadın el ve yüzünü açabilir. (Razi, Mefâtihü’l Gayb; Elmalı) 3-    Ulemanın kadının el ve yüzünü açmasına verdiği cevaz fitne olmadığı zamanlarla sınırlıdır. Fitne korkusu olduğu takdirde kadının yüzünü örtmesi emredilir. (Makalat-ı Kevseri: 309, Tefsiri Kurtubi, Tefsir-i Celaleyn) 4-    Genç bir kadının erkekler arasında yüzünü açması yasaklanır. Çünkü bu durumda fitne söz konusudur. Yahut şehvetle bakmak söz konusudur. (Zuhayli:c.1.s.458,  İbni Abidin Tercemesi: c.2.s.113) Günümüz geçmiş asırlarla mukayese edilemeyecek kadar fitneli bir zamandır. Ulemanın kendi asırları için söyledikleri şey bizim için katmerli bir durumdur. Bu konuda yazılan diğer bir makale: Muhammed Ali Sabuni: “Kadının yüzü ve eli avret değildir” diye hüküm eden eimme-i müctehidin, şu şartla demişler: Yani, kadın elini ve yüzünü şu şartla açabilir. Eğer üzerinde bir zinet yoksa ve fitneye de sebep olmak ihtimali mevcut değilse. (Yani, şehveti uyandırmazsa) Amma zamanımızdaki gibi kadınların güzelleşmek maksadıyla yüzlerine ve ellerine boya vs. sürmek, çarşı ve sokaklarda, erkeklerin önünde bu zinetleri izhar etmeleri ve gezmeleri bütün eimme-i müctehidine göre, kadının böylece elini ve yüzünü açmasının haram olduğuna şüphe yoktur. Hepsinin ittifakiyle bu haramdır. Hem bazı eimme-i müctehidinin, "kadının eli ve yüzü avret değildir" diye hüküm etmelerinin manası; yani kadın yüzünü ve elini açmasının manası; yani "kadın yüzünü ve elini açması lazımdır" veya "sünnettir" veyahut "örtmesi bid’attır" demek değildir. Haşa ve kella fukaha-ı İslam böyle batıl bir manayı kasd etmemişler. Çünkü değil müctehidler, hiçbir Müslüman da bunu söyleyemez. Belki onların “el ve yüz avret değildir” sözlerinin manası, yani fitneden emin olunursa ve zaruret de varsa o zaman yüzlerini ve ellerini açık bırakabilirler. Bu takdirde beis yoktur. Amma bilhassa bizim asrımızda ki; şeytanın yardımcıları çoğalmış, fitne ve fucur ve fuhşiyat intişar etmiş, ahlaksızlık revaç bulmuş, böyle fitneli ve dehşetli bir asırda, elbette hiçbir kimse  ne ulemadan ne ukeladan  kadının bu asırda yüzünü ve elini açmasının caiz olduğuna fetva vermez. Açık saçıklık hastalığının İslamın her tarafına intişar edip yayıldığı ve fitne ve fuhşiyatın veba hastalığı gibi ümmetin içine girdiği ve bilhassa taife-i nisaiyenin Avrupa medeniyetini taklid etmesiyle, daha fazla bu fitne ateşini körüklediği bu asırda, elbette her akl-ı selim sahibi, kadının kesin olarak –zaruret olmadan – yüzünü açmasının haram olduğuna hükmeder. Çünkü bu asırda fitne şiddetlidir. Fesadın meydana gelişi muhakkaktır. Kötülüğe ve günaha çağıranlar ve sevk edenler her tarafa yayılmıştır. Böyle günahların ve bid’aların çoğaldığı bir asırda elbette ihtiyat etmek farzdır. Cenab-ı Hak dilediğini sırat-ı müstakime hidayeder” ”Kadının yüzünü örtmesi farz mıdır? Sûre-i Nur'da, kadının kendi mahremlerinden başka erkeklerin yanında ibda-ı zinet etmekten men edildiğine dair beyanat vardır.Orada mealen şöyle geçmektedir. "Mü'minat kadınlar kocaları ve babaları gibi mahremlerinden başka yabancı erkeklere  zinetlerini göstermesinler..." diye buyrulmaktadır.(Nur Suresi,31) Buna binaen, zinetin (güzelliğin) aslı,yüzde tezahür ettiğinden ve yüz güzelliği gösteren aza ve fitnenin yeri olduğundan (yani başkalarını celb ve cezbedip, fitneye düşüren güzellikler en fazla yüzde mevcud olduğundan yüz fitnenin yeridir.) O halde müslüman kadın kendi yüzünü yabancı erkeklere karşı örtmek mecburiyetindedir. "Yüz avret değildir, açık kalabilir" diyen alimler, şu şartla demişler: Eğer fitneyi (şehveti) uyandıracak boya ve saire gibi, yüzün üzerinde zinet maksadıyla kullanılan bir şey mevcud değilse ve fitneden de emniyeti varsa (mesela: Piri fani olmuş bir kadın gibi) işte bu halette yüzünü açabilir.Yoksa fitne ihtimali olduğu takdirde bi'littifak (bu hususta ulemanın ihtilafı yoktur.) Kadın yüzünün açık bırakması haramdır. Binaenaleyh, asrımızda ise fitneden emniyet olunmadığı hususunda şüphe yoktur. Yani böyle fuhşiyatın çoğaldığı asrımızda, kadın yüzünü açık bırakıp erkeklerin arasına gittiği takdirde hiç şüphesiz fitne meydana gelir. O halde kadının şeref ve iffetine hürmeten ve siyaneten sair a'zalarını örtmekle mükellef olduğu gibi, yüzünü de - zaruret halleri müstesna - örtmesi vacibdir.(Tefsir-i ayat-il ahkam min-el Kur'an)” Zahid el- kevseri’nin dört mezhebin fıkıh kitaplarıdan aldığı nakiller de böyledir. Hanefi mezhebinin fıkıh kitabı olan Mecmuatü’z zühdiyede de ve yine Haefi ve şafi mezheblerine ait bir çok kitaplarda da Sabunî’nin ifade ettiği gibi “fasıkların içinde bulunduğu bir toplumda fitneye sebebiyet verdiğinden kadın yüzünü ve elini açamaz” diye  ittifak vardır.
Allâh-u Te-âlâ Nûr Süresi (Ayet:31) Kadının hükmünü bildirmiştir.. - Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler.."