Bu kitabı çok da uzun olmayan bir süre önce okudum. Tabii unutulan şeyler olacaktır mazur görün. Kitabın ana hatlarından başlayayım. Necdet Feridun yakışıklı, çapkınlığıyla meşhur, eğitimli bir gençtir. Ancak bu çapkınlığı hiç ummadığı bir anda altın bukleleri ile onu büyüleyen Meliha ile son bulur :) Meliha ile gerçek aşkı öğrenecek, önceleri aşkına karşılık bulamayarak çektiği ıstıraba daha sonra en yakın arkadaşı İbrahim Şemsi'nin karısı olan Meliha'nın da onu sevdiğini öğrenmesiyle yenileri eklenecektir. Ben kitabı okurken Necdet'in yaşadıklarının kalbini kırdığı kadınların ahı olduğunu düşünmüştüm. <( ̄︶ ̄)> Gelelim kitapla ilgili bilgilere ve düşüncelerime.Öncelikle kitap servet-i fünun dönemi romanlarının özelliklerini taşıyor. Batılı hayat tarzına özenen varlıklı kişilerin yaşamı yasak aşk ekseninde ele alınıyor. Zaten kitabı okuduğumda servet-i fünunda yazılmış eserler olan Aşk-ı Memnu ve Eylül geldi aklıma. Ki kitabın sunuş bölümünde benzerlik gösterdikleri belirtilmişti. Roman boyunca Necdet Feridun'un iç hesaplaşmaları kitabın çatışmasını da ortaya çıkaran unsurlardan. Aşk/ toplumsal değerler, Aşk/ vicdan. Bunların yanı sıra o dönemin İstanbul'u, seçkin mekanlarını okumak ayrı bir zevk veriyor insana. Açıkçası kitabın okunulası yönleri çok fazla. Aynı zamanda servet-i fünun döneminin yazım, yaşayış konuları açısından bilgilendirici. Kitap akıcı ilerliyor ve sonunda ağlamış olabilirim •́ ‿ ,•̀