Aslında bu kitap hakkında inceleme yazıp yazmamak arasında kararsız kalmıştım ama yazmaya karar verdim. Öncelikle herkes çok severek okuduğu ve döneminde çok ünlü olduğu için çok çok beğeneceğimi düşünmüştüm. Kitabımızda bir huzur sokağı adında sokak var, sokaktaki herkes dinini dört dörtlük yaşayan birbirine yardımı çok seven mükemmel karakterde insanlar fakat neredeyse sokak dışında yaşayan herkes açık saçık din düşmanı ve başörtülü insanlardan nefret eden onların kesinlikle yobaz ve cahil olduğunu düşünen insanlar. Kitabın başından sonuna kadar bu düzen bu şekilde ilerliyor. Yazarımız açık olan okuyup meslek sahibi olmak isteyen her kadını açık mini etekli iğrenç mahluk olarak tanımlıyor. İslamiyetin güzel anlatıldığı bir kitap olduğunu düşündüğüm için bu beni çok şaşırttı. Yazarımız yazarken İslamiyette hoşgörünün önemli olduğunu malesef unutmuş. Üniversite okuyup açık olan her genç kız üniversitede “namusunu” kaybetmek vazgeçilmez gibi anlatılmış. Ayrıca karakterimiz Bilal ile iletişime geçen herkes ilk konuşmada aşırı etkileniyor ve ertesi günü namaza başlıyor birden sanki ateistlerdi de müslüman oluyor gibi bir uçurum yaşanıyor. Diğer taraftan ana karakterimiz Feyza’nın hidayete ermiş doğru yolu bulmuş. Müslümanlığı gerektirdiği her şeyi yapan bir kadın. Müslümanlığı keşfedip hayatını tamamen değiştirmesi ayaklarının üstünde durması güzel anlatılmış. Özetle kitap her iki kesimin arasında inanılmaz bir uçurum oluşturmuş. Her şey siyah ve beyaz asla arada kalan bir kesim yok. İyiler çok çok iyi ,kötülerde Erol taş kötüsü gerçekten. Merak eden okuyabilir fakat benden malesef düşük not alıyor. 2/5