Yazarların ilk eserlerinde (genellikle) dikkat çeken otobiyografik ögeler, Kodes'te temiz bir kurgu ile aktarılmış. *Temiz kurgudan kastım, yazarın, eseri olmuş mu olmamış mı dilemmasında bırakmamış olması. Henüz kurguya kendinizi bırakmadan, yazarın biyografisini okuyunca ve sonrasında metni yarıladığınızda, biyografinin şifrelenmiş taraflarını araladığınızı düşünüyorsunuz. Tertipli cümle dizilimleri ile rahatlıkla karakterin gelişim sürecini takip edebiliyorsunuz. Benim aklıma konusu itibariyle uzak bağlantılar olsa da Shawshank Redemption'ı getirdi Kodes hikâyesi.
Gerçeklik ile kurgunun karıştığı yahut belki de çatıştığı o yer, ne zaman tam olarak görünecek? Mesela ben bir okur olarak, nasıl başka türlü anlayacağım Kodes'i? Duvarlarını görebilir miyim? Veya 'klik'leri duyabilir miyim?