·240 syf.····Okunma: 26 Ağustos 2022 15:44 Beni kör kuyularda, yazarın Yalnızlıklar'dan sonra okuduğum ikinci kitabı oldu.
Kitabın konusu kısaca -spoiler- Güldiyar adlı kız yaşadığı bir olay sonrasında sessiz, asla konuşmayan bir kıza dönüyor. Annesinin konuşması için ısrarları sonucu dayanamayıp ağlayan kızın gözlerinden yaş değil de taş döküldüğünü gören annesi bunu komşusuna o da diğer komşularına bunu anlatıyor. Dökülen taşları merak eden kişilerin sayısının artması ile bu ev bir nevi tiyatro haline geliyor ve olaylar ilerliyor.
Kitapta hoşuma gitmeyen bazı detaylar oldu. Örneğin Emine'nin telaşlı ve korkmuş olmasına rağmen konuşmasının çok sakin olması, kaba karakterlerin sinirli olmasına rağmen bazı yerlerde fazla kibar konuşması, Muharrem'in* köy düşlemesinin ve köye gitme isteğinin fazla üstüne gidilmemesi gibi.
Bunun dışında hikayeye çok az hatta hiç etki etmeyen karakterler vardı. Dursun, Hüseyin, Halit gibi.
Bunların dışında okur cevapsız kalan soruları hikaye bittikten sonra kendince cevaplayabiliyor.
Kitabı kesin okuyun ya da okumayın diyemem.
*Güldiyar'ın babası