Daha önce yazarın Kadınlar Ülkesi kitabını okumuştum ve beğenmiştim. Onun etkisiyle bu kitaba başladım fakat beklentimi karşılamadı. Okunsa da olur okunmasa da. Her iki türlü de bir kayıp olmaz.
Kanaatinize karışacak değilim fakat bir miktar haksızlık ettiğinizi düşündüm. Bilhassa “Sarı Duvar Kağıtları” gaslighting’i insanlık adlındırmazdan önce ne olduğu ile ilgili çok detaylı bir anlatı sunuyor. Diğer öyküler de keza eril tahakküm altında yaşamanın ne demek olduğunu birinci ağızdan açıklıyor. Edebi kaliteleri düşük olmayan, tam dertlerini anlatan öyküler. Neyini beğenmediğinizi merak ettim. :)