Gönderi

Jose Saramago'nun Körlük Romanına Dair bir İnceleme
9/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2022 21. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2022 00:00
José Saramago (16 Kasım 1922- 18 Haziran 2010) Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Portekizli yazardır. 1995 yılında yazdığı Körlük romanı ile esas ününe kavuşan yazar, bu roman ile 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazanmıştır. Söz konusu edilen romanda yazar Dikkate değer ve öğüt niteliğinde bir anlatım biçimi, Diyalogları düz yazı biçiminde yazması, noktalama işaretlerinden yalnızca noktayı ve virgülü kullanması ile onun kendine has bir stilinin olduğunu göstermektedir. José Saramago, yoksul bir ailede doğup büyümüş olan Saramago, ekonomik nedenlerle okulu bırakmak zorunda kalmış. Makinistlik eğitimi almış, teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlükten çevirmenliğe kadar birçok alanda çalışarak ailesine destekte bulunmuştur. İlk romanı olan Günah Ülkesini 1947'de yayımlamıştır. Kitap, trafikte kırmızı ışığın kapanmasını yeşil ışığın yanmasını beklerken bir adamın bir anda kör olması ile hikâye başlıyor ve bir anda tüm ülke, şehir karanlık olmayan beyaz bir ışığın içine hapsolur. Ne yönetim kalır ülkede ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmak olur. Yukarıda bahsettiğimiz gibi diyalogları nesir tarzında yazan yazar, karakterleri isimleri ile değil de onları görünüşleri ile okura anlatırken karakterlerin yaşadıkları ülkenin şehrinde isminde hiç bahsedilmez, Kahraman bakış açısıyla değil ilahi bakış açısıyla yazarak karakterlerin nesir tarzında diyaloglarında okura öğüt verir, bazen de uzun paragrafları ile okuru yorar, bazı okurlar tarafından rahatsız edici yorumlansa da hepsi günlük hayatta karşılaştığımız detaylar ile gündeme gelerek bizi romanın içerisinde tutmayı başarıyor yazar. Kitabın anlatımından bahsederken de söylediğim gibi kitapta karakter isimlerine rastlamak mümkün olmadığı gibi 2008 yılında beyaz perdeye taşınan bu eserde, yine karakterlere isim verilmemiştir. Zaten bir filmi izledikten sonra, bir kitabı okuduktan sonra her karakteri adıyla hatırlamak mümkün olmadığını bize hatırlatan Saramago şöyle der; isimler bizim onlara verdiğimiz değer sayesinde bir anlam ifade ederler. Yoksa asıl mühim olan, kişileri nasıl tanıdığımızdır. Yazımıza kitaptan bazı kesitlere yer verelim: “Yanıt hep ihtiyaç duyulduğunda gelmez akla, çoğu kez de beklemek verilebilecek tek yanıttır.” Syf 263 “Hepimizin üzerinde ikinci bir ten gibi taşıdığımız ve bencillik dediğimiz şeyden yoksun ilk kişi henüz anasından doğmamıştı, bu ikinci ten, en ufak bir vesileyle kanayan birincisinden daha kalındır” syf 176 “İnsanın içinden susun demek gelir ama birden kendimiz bağırmaya başlarız, henüz kör olmamışızdır ama o günde gelecektir.” “Nasıl ki cüppe giymekle keşiş olunmuyorsa, eline asa almakla da kral olunmaz, bu asla unutulmaması gereken gerçektir.” “Aslında körlük, umudun tükendiği bir dünyada yaşamaktı.” Syf 213 “Verilen sözler her zaman tutulmaz, bazen zayıflığımız, bazen de hiç hesaba katmadığımız yüce bir güç yaptırır bunu bize.” “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için olması gereken bu yerde, güçlülerin zayıf olanların ağzından lokmasını nasıl acımasızca aldığını görebiliriz.” “Bir gün gözlerim yeniden görmeye başlarsa, başkalarının gözlerinin içine bakacağım, ruhlarını görebilecekmişim gibi, ... Hepimizin içinde adını koyamadığımız bir şey var, işte biz oyuz.” Birçok yönden şu anda içerisinde bulunduğumuz karantina/ pandemi dönemini de yansıtması da okuyucu üzerinde oldukça etkili izler bırakmakta. 33. basıma ulaşmayı başaran kitap, kapak tasarımı insanı yormuyor, ya da farklı evrene götürmeye de çalışmıyor kitabın anlatımı kadar sade ve yalın bir tasarımı ile içerisindeki hikâye ile bağdaşarak okurun beğenisi kazanır. Kitabın çevirmeni Işık Ergüden’dir. Türk çevirmen, yazar. Fransızca, İspanyolca ve İngilizceden çeviri yapmaktadır. Aynı zamanda kendine ait denemeleri de mevcuttur. Söz konusu roman çevirisi üzerinde de iyi bir tutumu söz konusu. Romanın çevirisini yapan Işık Ergüden’e teşekkür ederim. Diğer çevirmenlerden kendini soyutlayıp bu kadar iyi yazdığı ve bu eşsiz romanı bizimle paylaşmaya fırsat verdiği kelimeleri için… Hani hazırlanır ya o, ölmeden önce okunacaklar listesi, işte o listeye bu kitabı da eklemeyi unutmayın! Sevgiyle kalın kitap sever dostlar. EbruEbru Düşünce OkurDüşünce Okur KörlükKörlük José SaramagoJosé Saramago
İnceleme
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
··
227 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.