Ne zaman elime bir dünya klasiği kitabını alırsam 3-4 sayfadan sonra hemen sıkılır bırakırdım. Aslını söylemek gerekirse Dünya klasiklerini pek sevmem ama bu kitap biraz farklı geldi. Okumaya başladığım zaman devamı geldi, sürükleyici bir anlatımı vardı. Hikayenin başında yazarın duvarlarında bulunan örümcek ağları vardır. Bu zihninde canlandırdığı havayı gösteriyor. Mektubun gelmesi ile hayalleri ve duygusu yok oluyor. Hizmetçisi uzun aradan sonra örümcek ağlarını temizliyor bu da yeni duygular için (yani yeni örümcek ağları için) en başa geri döndüğünü anlatıyor. Yazar hem betimleyici hem de öyküleyici anlatımı tercih etmiş. Hikayeyi birinci kişi ağzından anlatmış yalın bir dil kullanmış. Herkesin okumasını tavsiye ederim.. Asla pişman olmazsınız.