Puan vermedi·430 syf.··Beğendi
· Alıntılarım :
Hayatında ilk kez, kendi yaşamının akışına kendisinin verdiğini ayrımsadı.
Sevgi, insana zarar veren bir hatadır ; işbirlikçisi yani umutsa tehlikeli bir yansıma.
Her bir kar tanesi, dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından dökülen bir ahdır. Bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükselir, bulutlar halinde toplanır, sonra minicik parçalara bölünüp sessizce aşağıya, insanların üstüne yağar.
İncelemem :
Uçurtma Avcısı'nın yazarından bir muhteşem eser daha.
Romanda hepimizin bildiği gibi Afganistan anlatılıyor ve Afganistan' lı kadınların, çocukların, gençlerin öyküleri anlatılıyor.
"Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman bunu unutma, Meryem. " (sy:14)
Bu alıntı hem kitabı hem günümü daha iyi anlatıyor.
Kitapda bir başka değinilen nokta; göç...
Şu malum kilişeyi bilirsin, dedi 'Issız bir adaya düşüyorsun. Yanına yalnızca beş kitap alabilirsin. Hangilerini seçerdin?' Bir gün buna ciddi ciddi mecbur kalacağım hiç aklıma gelmezdi. (sy:216)
İnsanlar göç etmeye mecbur bırakılıyor. Giderken çocukluklarını, anılarını, evlerini en çok da kendilerini bırakıp gidiyorlar, gitmek zorunda kalıyorlar.
Her toplumda geçmişinde, geleceğinde, şimdisinde bulunan savaş yıllardır Afganistan 'da.
Yıllardır süregelen dava(!)
Afganistan' ın yıllardır geçmişinde, şimdisinde ve belki de geleceğinde.
Çocuklar, anneler, babalar bir hiç uğruna mezarlarda
En çok da küçücük çocuklar.
Bu kitap da savaş Meyrem ile Leyla'nın hikayesi üzerinden anlatılıyor.
Babasının meşru çocuğu Meryem, Raşit ile zorla evlendiriliyor.
Leyla ise ailesi ve Tarık'la mutlumesut yaşarken savaş bu mutluluğu bozuyor.
Başlarda iki düşman kadın sonradan anne ile kız oluyorlar. Bitmeyen bir dostluk...
Yazarın diline gelecek olursam oldukça sade ve anlaşılır. Kitap sizi hiç sıkmıyor. Betimlemeler gayet yerinde..
İyi okumalar
.