Tırpanlarınızı ve meşalelerinizi alıp üstüme yürümeyin hemen lütfen. Neden böyle düşündüğümü merak edenleri aşağıya alayım. (spoiler)
Açıkcası herkesin ballandıra abarta anlattığı bu hikaye benim için fazlasıyla basitti. Yanlış anlaşılmasın kitap güzel. Elbette kötü demiyorum ancak dürüst olmam gerekirse abartıldığı kadar da derin değil. Nikolay Gogol 'un absürt tarzına çok yakın bir hikaye yaratmış Kafka. Fakat fark şu ki; Gogol absürt eserlerinde, okura neyi anlaması gerektiği konusunda yol gösterir ve yarattığı hikayenin ciddiyetsizliğini vurgular. Asıl dikkat edilmesi gerekenin de altında yatan anlam olduğunu anlarsınız. Kafka olabildiğince Gregor Samsa'nın trajedisini gerçekmişçesine betimlemeye çalışıyor. Bundan anlamak gerekiyor ki bu hikayede Gogol kitabı okur gibi sembolizm aramak mantıklı değil. Gerçekçi yaklaşmamızı istiyor Kafka. Kitabın sonu yüzünden hikayeden çıkarılacak anlam bu denli "karmaşık" olunca haliyle okuyucuların çoğu kitabı yanlış anlamış ve alakasız şeylerden başka anlamlar çıkarmak gibi bir hataya düşmüş. Böyle anlamlar çıkardıysanız panik yapmayın okumaya devam edin lütfen.
Ailesiyle kalan ve bir sabah Böceğe dönüşen Gregor Samsa, hem kendisi hem de ailesi için büsbütün bir trajediyle karşı karşıya kalıyor. Yineliyorum; hem ailesi hem de kendisi için tam anlamıyla "çaresiz" bir durumun içine düşüyor. Diğer inceleme yazmış arkadaşların yazılarını okuduğumda hepsi "depresyon" temalı bir anlam çıkarmış kitaptan. Gregor'un böcek olarak uyanmasını "depresyon'a girmek", ailesinin artık ona tahammül edememesini de "depresyondayken kimsenin size destek çıkmaması" gibi yorumlamak tamamen kitabı tersten okumak olur. Bahsettiğim gibi bu bir sembolizm değil.
Kitapta ailenin büsbütün kocaman bir böceğe dönüşen Gregor yüzünden yaşadığı onca trajedinin ardından gerçekten bıkma noktasına gelmeleri haklı bir durum. Gregor'un kendi durumuysa başlı başına bir trajedi. Aslına bakılırsa bu hikayede herkes çaresiz. Tek mağdur Gregor Samsa değil. Çaresizce ve talihsiz bir şekilde sevdiklerinizden biri, büyük bir trajedi sonucu artık eskisi gibi gözükemese ve davranamasa, sizin dışınızda kimse ona tahammül gösteremese, siz ona ne kadar tahammül etmeye dayanabileceksiniz? Eşiniz ömür boyu hapse mahkum edilse veya çok sevdiğiniz kardeşiniz birden alzheimer'a yakalansa ne yapardınız? O güzel/yakışıklı bulduğunuz eşiniz bir yangın sebebiyle yansa ve yüzüne bakılamayacak hale gelse, kimse ona görünüşü yüzünden yaklaşamasa, iş veremese ve ikinizin de hayatı mahvolsa ne yapardınız? Tam bir çıkmaz sokak.
Kitaba bir kere gerçekçi yaklaştığınızda, kitaptaki her bir karaktere dikkat edin, Gregor'un ailesi ona yardımcı olmaya, onu bir böcek değil de eskiden olduğu gibi bir insan olarak görmeye özen gösteriyor. Her gün odasına yemek bırakıyor ve onu üzecek şeyler söylemekten kaçınıyorlar. Bir gün tekrar normale döneceği umuduyla veya ona alışabilmenin umuduyla yaşıyorlar. Fakat maddi geçimsizlik, Gregor'un böcek görünüşünün herkesi korkutması, evdeki herkesi de kendi yaşadığı trajedinin esiri haline getirmesi artık dayanılmaz bir hal alıyor. Kitabın sonunda Gregor eskisi gibi insana dönüşemiyor, kahrından can veriyor. Trajik kısım ise, ailesi Gregor öldüğünde rahat bir nefes alıyor ve çaresiz bekleyiş nihayet son buluyor. Gregor'un ölümüne üzülüp sevinmek arasında bir dilemma yaşıyorsunuz. Gregor'un ailesi gibi siz de; ahlak anlayışınız, estetik yargılarınız ve çaresizlik hissinizle başbaşa kalıyorsunuz. "Doğru"nun olmadığı bir eser yazmış Kafka. Maalesef ki nihayet Gregor öldüğünde, ailesi nasıl ki rahat bir nefes aldıysa, okuyucu da aynı şekilde rahat bir nefes alıyor. Başınıza gelmediği için de şükrediyorsunuz.
Puanım: 6/10
İncelememi okuduğunuz için teşekkür ederim.