9/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2022 00:00
Eser, Kütahya Eskişehir savaşıyla başlayıp Büyük taarruzla son buluyor. Kütahya- Eskişehir savaşından öncesini bilmeyenler için bir özet geçilmiş. Milli mücadele karşıtı hainlerin suratına atacağınız bir tuğla pardon eser olmuş. Bana göre kitabın tek eksiği, bu savaşlar dönemimde Atatürk’ün, İtilaf devletlerini dünyada nasıl sıkıştırdığını ve milli mücadeleyi nasıl rahatlattığını pek anlatmaması olmuş. Fransızlara karşı Suriyelileri kışkırtması ya da İngilizlere karşı Hindistan’ı kullanmasına daha çok değinilebilirdi. İçerde olduğu kadar dışarıda da müthiş bir efor sarf etmişti atamız. Kitaptan aldığım notlar çok fazla o yüzden biraz uzun olacak. Notlarımı aşağıda paylaşıyorum. Bu arada bu kitap aslında bir dörtleme. Yani Çanakkale ve cumhuriyet dönemlerini anlatan 3 kitap daha var. Onları da mutlaka okumayı düşünüyorum ve şimdiden Turgut üstadın bütün kitaplarının müfredata girmesi ya da en azından öğretmenlerin bu kitapları okutturması gerekiyor. Mutlaka! Damat Ferit’in çıkarttırdığı fetvanın özeti: “Padişahın izni olmadan işgalcilere karşı duranları, asker ve para toplayanları tek tek veya topluca öldürmek, din gereği ve görevidir! Milliyetçileri öldürenler gazi sayılır, bu yolda ölenler şehit.” Vahdettin: “Bizi ancak İlgiltere’nin lütfu kurtarabilir.” İngiliz Mareşal Wilson: Şu siyasetçilere bak. Öyle bir barış yapmışlar ki uygulamak için de savaş gerekiyor.” Bizim kurtuluş savaşının haklılık mücadelesinin itirafı işte. Fransız diplomat M. Bouillon: “Yoksa siz aklınızdan kapitülasyonları kaldırmayı mı geçiriyorsunuz?” Dış işleri bakanı Yusuf Kemal Tengirşek, evet cevabını verdikten sonra Fransız diplomat şunları söyler: “Ah dostum, azminizi ve sabrınızı temsil eden kağnı kollarını büyük bir hayranlıkla izledim. Ama gerçekçi olun ve bizimle uzlaşmaya bakın. Çünkü kağnı, kamyonu yenemez!” Yendi işte… Vahdettin, İngiliz elçisine söylüyor: “İngiltere Anadolu’daki savaşı neden durdurmuyor, anlamıyorum. Birkaç savaş gemisini İzmir’e, bir-ikisini de Karadeniz’e yollamanız, iki yanı da mantıklı davranmaya zorlar.” Cahillik halkın kusuru değildir. Felsefik bir cümle. Sakarya savaşından önce ordunun o kadar çok eksiği vardı ki bu eksiklerin nereden karşılanacağını hiç kimse bilemiyordu. Mustafa Kemal’e başkomutan yetkisi verildikten sonra sadece bir kanunla(tekalifi milliye) bu iş çözüldü. 100 bin insan ve 130 bin hayvanın 8 aylık yiyeceği sağlanmış oldu. Sakarya savaşında yaralanan subayların yarası ağır değilse cepheye tekrar geri gittiğini gören erler de bu şekilde davranmaya başlamış. İşte bu birçok savaşı kazandırır. Mim mim teşkilatı İstanbul’da 20 bin kişiyi gizlice silahlandırmış. Sakarya savaşındaki sağlık bakanı, yine maliye bakanından para ister. Maliye bakanının cevabı, "Odadaki kasa da devlet hazinesidir. Kasayı kapatmadım bile. İçinde para bulursan al, helal olsun. "Peki, ne yapacağım?" "Veres iye alacaksın." Sağlık bakanı titremeye başlar. "Rica ederim beyefendi! Dünyaya kafa tutan bir hükumet, ordusunun ilacı için mahalle eczanesine el açar mı, biri duysa ne der?" Maliye bakanının cevabı unutulmazdır. "Ne diyecek, bunların paraları yok ama yürekleri var." Sakarya savaşında uçağın ne kadar önemli olduğunu ve uçacak doğru bir uçağı olmayan orduya bir söz vermişlerdi 61. Tümenin 174. Alayının subayları. Bir gün birikmiş maaşlarını alırlarsa orduya bir uçak alacaklardı. Bu sözü büyük taarruzdan önce tuttular ve orduya bir uçak aldılar. Uçağın adı 174. Alay oldu. Vahdettin’in projesini Tevfik Paşa, Lord Curzon’a anlatıyor: “ Efendimiz(padişah) İstanbul ve Çanakkale boğazlarının muhafazasını ebediyen İngiltere’ye vermeyi taahhüt ediyor. Muhafaza için gerekli toprakların idaresi de İngiltere’ye bırakılacak. İngiltere bu amaçla kendi askerini kullanabileceği gibi Türk jandarmasını da emrine alabilir. Efendimiz, böylece bütün İslam aleminde, İngiltere’nin Halifeliğin koruyucu, hatta ortağı olduğunun anlaşılacağını ümit ediyor. Bu yolla, Hindistan’da ve sair yerlerdeki Müslümanların İngiltere aleyhtarlığının tamamen yıkılacağını düşünüyor.”
Şu Çılgın TürklerTurgut Özakman · Bilgi Yayınları · 202324,7bin okunma
··
125 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.