·260 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Eylül 2022 14:03 · “Öylede şu son haftalar içinde bir değişiklik ortaya çıktı. Ama nerede ? Hiçbir şeye bağlanılamayan soyut bir değişme bu. Değişen ben miyim ? Ben değilsem şu oda, şu kent, şu doğa; seçmek gerek. Değişen benim sanıyorum. En kolay çözüm yolu bu. En tatsızı da bu.” Sartre’ın bu ilk romanında varlık ve hiçlik kavramlarını Antoine Roquentin ile birlikte sorguluyoruz. Her şey Roquentin’in yerdeki taşı eğilip alamamasıyla başlar ve kendinde duyduğu bu farklılıkla beraber Roquentin günlük tutmaya karar verir. Roquentin bulantılardan kurtulmak için hep yazar ve Anny’den gelen mektupla birlikte de ümitlenir fakat yaşayacakları onun inancını kırmaktan ileri gitmiyor. “En şiddetli korkulara, bulantılara, düştüğümde beni kurtarır diye Anny’ye ne kadar güvenmiş olduğumu ancak şimdi anlıyorum. Geçmişim öldü , M. de Rollebon öldü, Anny sadece bütün umutlarımı kırmak için geri geldi.” ~ “Onları düşündüğüm gibi, tatlılıkla kimse beni düşünemez. Anny bile.” Sonuç olarak çelik gibi sert ve güzel bir şey çıkarmış ortaya, kendisi de belki( eğer kendisi diye bir şey kaldıysa…) geçmişe karışarak huzur bulmuştur. Bulantı akıcı ve güzel bir eser ama sakin bir zamanda, hissederek, düşünerek okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.