Şeker Reis için aşk bir bütündü, hayatı anlamlı kılan manzumeler bütünüydü. Bir cezbe haliydi aşk; şekillerin, desenlerin ve dahi tasavvurların boyut değiştirdiği… Dünyanın otağına inşa edilen yeni bir dünyaydı; aklın, ruhun dışında bir sesti, nefesti, ışıktı o.
Her şeyden öte; TÜM OLANAKLARIN KIYISINDA, OLANAKSIZLIĞA MEFTUN OLMA HALİYDİ AŞK.
Ve burada, TÜM OLANAKLARIN TOPLANDIĞI BU YERDE AŞK, YOLU BEKLEMEKLE DEĞİL, YOLA DÜŞMEKLE BAŞLIYORDU; tamam, diyerek değil; "Hel min mezid" (Daha yok mu?) diyerek anlam buluyordu.