Belki dünya havada süzülüyordur, bilmiyorum.
Belki yıldızlar dev makaslarla kesilmiş
küçük el işi kağıtlardır.
Belki ay donmuş bir gözyaşıdır, bilmiyorum.
Belki tanrı sadece sağırların duyduğu
kalın bir sestir, bilmiyorum.
belki ben hiç kimseyim.
Doğru, bir bedenim var
ve ondan kaçamıyorum.
Kafamdan dışarı uçmak isterdim ama bu imkansız.
Yani burada, bu insan formu içinde kalmam kader kitabında yazılı.
Hal böyleyken
derdime dikkat çekmek istiyorum.
İçimde bir hayvan var,
kalbimde sımsıkı yapışan,
kocaman bir yengeç
Bastınlı doktorlar pes ettiler.
Neşterler, iğneler, zehirli gazlar ve benzeri şeyler denediler
Yengeç hala orada.
Büyük bir yük bu.
Unutmaya çalışıyorum, kendi işime bakmaya, brokoli pişirmeye,
açıp kapatmaya kitapları.
Dişlerimi fırçalamaya
ve ayakkabılarımı bağlamaya.
Dua etmeyi de denedim,
ama ben dua ettikçe
Daha sıkı tutunuyor yengeç ve acı büyüyor.
Bir keresinde bir rüya görmüştüm
Bir rüyaydı belki de, yengeç
Benim tanrıya dair cehaletimdi,
ama ben kimim ki
Rüyalara inanıyorum.
Anne Sexton-Cehaletin şairi