Çocukluğumdan beri kitap okuma konusunda kendime rol model seçtiğim bir anneye sahibim. Üstadı, Zarifoğlu'nu, Kudüs'ün Şairini ve daha onlarca yazarı bana tanıtan kişi annemdir. Yedi Güzel Adam'la olan bu tanışıklığımda annemin vesilesiyle gerçekleşti. İlk olarak Ocak ayında bir zamanlar TRT 1 ekranlarında yayınlanan "Yedi Güzel Adam" dizisini izlemeye başladık annemle birlikte. O daha önceden izlemişte olsa bana eşlik etti. Dizide işlenen her bir şaire hayran kalmamak elde değil. Genelde önce kitabı okumayı sonra kitaptan esinlenen yapımları izlemeyi seven bir insan olsamda bu sefer biraz tersten başladım işe. Fakat, iyi ki öyle yapmışım diyebiliyorum. Dizinin jenerik müziği bile beni o kadar çok etkiledi ki dizideki şairler gibi bir insanla evlenmeliyim dedim kendi kendime. Sonrasında sahaflar çarşısında bu kitabı satın almaya karar verdim.
Ve aldım...
Hayatımın en güzel kararı Yedi Güzel Adam'la tanışmam oldu.
Zarifoğlu duygularını ve düşüncelerini buz dağına yazmaktan hoşlanan bir adam. (Diziye gönderme) Onun nezdinde Buz Dağı'nın görünen kısmını biz okuyucular pek göremiyoruz. Fakat iliklerimize kadar hissediyoruz. Seçtiği her bir sözcük, şu ana kadar şiir yorumcularının yorumlayabildikleri her bir satır birden fazla anlam içermekte. Onu gizemli yapanda bu aslında. Mısralarında okuyucu neye anlam yüklemeyi tercih ediyorsa şiirleri anlamını ve hissiyatını arttırıyor.
Yedi Güzel Adam'ın her bir üyesi( Nuri Pakdil,Rasim Özdenören, Adil Erdem Bayazıt, Mehmet Akif İnan, Cahit Zarifoğlu, Alaeddin Özdenören, Ali Kutlay) şiirleriyle insanın içini ısıtmayı başaran büyük şairlerdir.
Yedi Güzel Adam gerçekten Yedi Güzel Adam'dır yani.
Kudüs'ün şairine olan sevgim bir başkadır bu arada...( Kemal Uçar'ın muazzam oyunculuğununda bunun üzerinde büyük bir etkisi var)
Kısacası Yedi Güzel Adam anlamasını bilen için kıymetlidir.