Vurun Kahpeye Hakkında Mülahâzalar
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2022 00:00
Bidâyette Türk Milleti'ne böyle bir eser armağan ettiği için merhum Halide Edip Adıvar'a şükranlarımı sunuyorum. Öncelikle bu eseri tetkik eden arkadaşlara bu eserde ekmel bir edebiyat aramamalarını tavsiye ediyorum. Zirâ bu eser Milli telkinâtlar ile öğretici bir mâhiyete mâliktir. Binâenaleyh bu mesele üzerinden yaftalamaya teşebbüs edenlere mahâl vermeyiniz. Ayrıyeten kitabın yazıldığı dönem göz önünde bulundurularak okunması takdirde daha mânâ kazanacağına kânîyim. DÎN MESELESİ: Halide Edip, büyük bir incelik ve titizlikle; keskin üslûbuyla dîni kötüye istimâl edenlere, kendi menfaatlerine âlet edenlere, ahâlinin masum îtikatlarıyla oynayıp onları bir koyun gibi güdenlere, hocalık-imamlık makâmının bahşetmiş olduğu muhteremkârlığın gölgesine saklananlara, İslâm'ın kudretinden yararlanarak gölgesinde en fenâ ve âdî şeytanlıkları yapanlara ve nicesini yapmak isteyenlere ağır bir darbe indirmiştir. Bunu, dine hücûm olarak addedilmesi yanlıştır. Kendisi kitapta İslâm'ın gerçek yaşayışını anlatmıştır. Onun maksadı İslâm ile İslâm dalkavuklarının ayrımının yapılması ve bu zevatlara mahâl verilmemesidir. Türk Milleti'ne bu fikrin telkinini ve bu düşüncenin şuurunda hayâtlarını idâme ettirmesini istemiştir. LÎSAN MESELESİ: Halide Edip, bu romanı 1923 yılı sonlarında gazete ile tefrîka etmiştir. 1926 yılında ise kitap hâlinde yayımlanmştır. Halide Edip'in okuduğum ilk romanı Ateşten Gömlek idi. Bu iki kitap arasındaki lîsan farkı pekâlâ fazladır. Bunun sebebi ise kitabın tefrika târihine denk gelen döneme <Millî Edebitat> Dönemi'nin hâkim olmasıdır. Servetîfünûn, Fecrîâtî gibi lîsanın Türkçeleşmekten uzak bir güzergâhı tâkip eden dönemde değil lîsanın Türkçeleşmesi için mücâhede eden ve muvaffak olan bir dönemde yazıldığı için üslûbu sâdedir. Bunun üzerinden edebî bir yaftalamaya yeltenmeniz -bizi de uğraştırmayıp kendiniz ortaya koyarsanız- cehâletinize tanıklık etmemizi sağlar. ZİHNİYET MESELESİ: Kitapta fazlasıyla şâhit oluyoruz ki fenâ bir zihniyet çatışması husûle gelmiştir. Şehir-taşra, öğretmen-köylü, aydın-câhil çatışmaları kitaba hâkimdir. İlk bölümde Mektep Müdürü ile görüşen Öğretmen'in ikâmeti mevzuusunda Ömer Efendi ile Mektep Müdürü'nün tartışması, Köye iştirak eden Öğretmen hakkında Hoca'nın söylemleri, Öğretmen'in öğrencilere etmiş olduğu millî telkinlerine karşı ahâlinin tavırları, Mektepte iki farklı öğretmenin öğrettikleri arasındaki uçurum fark, Türklük için fedakârlıkta bulunanlar ile canlarının tehlikeye girmesi hâlinde oradan buraya zıplayan vatan hâinleri ve benzeri birçok hâlet bize dönemin zihniyet çatışmasını güzelce yansıtmıştır. EĞİTİM MESELESİ: Bu konu kitabın başlarında sizleri karşılar. Çocukların eğitim ile terbiye edilmedikleri takdirde âilelerin zihniyetleri kendilerine tevârüs edecektir ve aynı zihniyet filizlenecektir ve nesilden nesile kök salacaktır. Çocuklara âile tarafından bir terbiye verilir. Akabinde öğretmenler tarafından bu terbiye devam ettirilir. Mühim olan ve çocuğun seciyesinin ve değerlerinin teşekkül edeceği terbiye öğretmen tarafından verilir. Başlangıçta çocukların -bilhassa Kantarcılar'ın- eğitim telakkisi, öğretmen karşısındaki tavırları, muktedirlik hâlleri buna delâlettir. Çocukların terbiyesinin yanında millî telkinâtlarda bulunulduğunu görmekteyiz. Bu telkinâtlar çocuklarda bir millî rûh husûle getirecektir. Bu sayede herhangi bir memleket işgali karşısında canlarını muhâfaza etmek için dalkavukluk etmek yerine her türlü fedakârlıkta bulunacakladır. Durmuş ise buna örnektir.
Edebiyat
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201913,7bin okunma
·
130 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.