Öyküleri Anadolu'nun bağrından kopup geliyor ve insanın içine işliyor. Hemen hemen hepsi acı ve hüzün dolu bir iz birakiyor. Yalnız gormezden gelemeyecegim bir iki nokta var ki belirtmem gerekiyor: Abdulhamit Han'a aşırı düşmanlık içeren cümleler ve peygamber yalanları dediği bir tamlama. Zaten yazarın görüşleri bu yönde bunu biliyorum. Şaşırmadım. Öykülerini zevkle okuyoruz diye musluman kimliğimize ters gelen ifadelere göz yumacak değiliz. İstifade edeceğimiz kısımlardan faydalaniriz ama Sebahattin Ali yi sarıp sarmalayacak sevecek yuceltecek halimiz de yok. Şahsi kanaatim bu yönde.