Bir Başyapıt : Bülbülü Öldürmek
Puan vermedi·355 syf.··
2022 65. kitabı
Öncelikle roman Ülker İnce'nin eşsiz ve yalın, ancak şaibesiz çeviri yeteneğiyle sayfaları doldurmuş. Roman, başlarda okuru heyecan, akıcı ve durağanlıktan uzak dili ve içeriğiyle kendine bağlıyor. Karakterler tam olarak altın oranla kaleme alınmış. Scout, çocukların merhameti, meraklılığı, altın vicdanı, tatlı hiperaktivitesini hissettirken Jem, Dill ve ettikleri küçük sohbetler insanın yüreğini ısıtıyor. Çocukluğun o tatlı günahsızlığını hissettiriyor insana. Atticus ise bambaşka. Romanı okuduğumda lisede olmakla beraber bitirdiğimde düşündüğüm şey, bir gün olmak istediğim insanın, kendimi yaratmak istediğim ruhun Atticus gibi bir benlikte olmasıydı. Scout, babası, yani Atticus için: "Atticus, Jem ile bana avluda yapamayacağı hiçbir şeyi evde yapmaz." Dediği kadar büyük bir insandı Atticus. "Atticus sokakta neyse mahkeme salonunda da odur." Derdi. Çünkü Atticus'un yüreği birer mahkeme salonuydu. Bazı insanların ruhunun gölgesi olmaz, Atticus'un ruhunun elleri, ışığı vardı. Öyle ki romandaki karamsar havayı bağlayan ırkçılığı ışığıyla hafifletecek kadar iyi biriydi. Bazı adamlar için Tanrı'nın adamı deriz. Atticus bariz ki Tanrı'nın adamlarından biriydi. "Sıfatları kaldırırsan geriye gerçekler kalır." Diyordu. Irkçılığı yüreğiyle ve cümleleriyle lekeliyordu. Scout bir gün kardeşine: "Bak ama, Jem, bana kalırsa tek bir tür insan var. İnsanların hepsi insan." Diyordu. "Ben de öyle düşünmüştüm." Diyordu abisi. "Yalnızca tek bir tür insan varsa, o zaman neden hiç geçinemiyorlar?.." 1960 yılında yayınlanıp 2000'lerde hâlâ kendini sorgulatan, bitmeyen ırkçılığın utancını yaşatan bu kitap işte böyle bir başyapıttı. Okumak değil, sayfaları tekrar tekrar karıştıracak kadar insanı içine çeken bu roman başköşe kitap olmayı sonuna kadar hak ediyor.
Edebiyat
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,7bin okunma
·
155 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.