·166 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Eylül 2022 18:15 Kitapta içselleştirilmesi gereken o kadar çok ifade var ki okumaya devam ettikçe, okuyup bitirdiğim sayfalardaki cümlelere haksızlık yapıyormuşum gibi hissettim. Kitabın içerisindeki anlamı içselleştirme hızım, okuma hızıma yetişemedi. Bu yüzden kitabı yarısında bırakıp en baştan tekrar okumaya başladım. İyi ki de böyle yapmışım. ilk önsözün, ikinci defa okuduğumda, ilk bölümün (Toplama Kampı Deneyimleri) anlamı niteliğinde genel bir özeti olduğunu fark ettim. Bu yüzden İlk bölümü bitirdikten sonra ilk önsözün tekrar okunması, konu akışının anlaşılması açısından faydalı olacaktır.
Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde yazarın toplama kampı deneyimlerini okuyoruz. İkinci bölümde ise yazar kendi kurucusu olduğu logoterapiyi anlatıyor. Kendi hayatından ve danışanlarının deneyimlerinden örnekler veriyor. Her iki bölümde de varoluşsal arayış ve anlama dair derin ifadeler yer alıyor. İnsanın zaman zaman sorguladığı hayatın anlamı ve içine düştüğü varoluşsal boşluğu tanımlama şekli, bir reçeteden ziyade kendi hayatımızda bize yol gösterecek bir rehber niteliğinde verilmiş. Kitabın sonunda üçüncü bölüm olarak yazarın bir logoterapi kongresinde verdiği dersten ek yazısı eklenmiş. Bu bölümde ise, yazarın başlangıçta dediği gibi, tüm trajik unsurlara rağmen hayata evet diyebilmenin nasıl mümkün olabileceği sorusuna cevap aranmış.
"Temel olarak insanın kendine, hayatın anlamının ne olduğunu sormak yerine, bu sorunun muhatabının kendisi olduğunu anlaması gerekir."
Sık sık bu konularda kendime sorular sorup hezeyana düşen biri olarak kitabın bana psikolojik anlamda çok iyi geldiğini söyleyebilirim. Yaşanan büyük bir ıstırabı okuyorken, insanlığın en karanlık taraflarına şahit oluyorken birdenbire kendi hayatınıza dair bir ışık hüzmesi farkediyor ve olumsuz düşüncelerden daha olumlu, daha dengeli, daha anlamlı bir düşünce yapısına sahip bir şekilde okumayı bitiriyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde ben ne okudum şimdi dedim. Çok etkilendim. Üzerine çok düşündüm. Benim için bitmeyecek bir kitap. Altını çizdiğim sayısız ifadeyi tekrar tekrar okuyup düşünebilirim.
Geçmişe sığınmak mı, şimdinin koşullarında acıyı yaşamanın yolunu bulmak mı, geleceğe ümitlenmek mi?Kendi koşullarımızda, kısıtlı yaşamımıza dair değerlerimizi fark edip olumlu bir bakış açısı geliştirmek, acıya katlanma biçimimizi ve kendi yaşama sanatımızı belirlemek bizim elimizde.
"Gerçekten ihtiyaç duyduğumuz şey, hayata yönelik tutumumuzun değişmesidir."
"Temel olarak herhangi bir insan, bu koşullar altında bile zihinsel ve ruhsal olarak neye dönüşeceğine ne olacağına karar verebilir."