·400 syf.····Okunma: 28 Ağustos 2022 00:00 Kitap 7 farklı konuyu incelemiş. Bu konulardan meraklı olduğunuz varsa kitaba olan ilginiz o anda artıyor. Hiç hazzetmeyeceğiniz bir bölüm geldiği zaman kitabın sıkıcılığı da bir o kadar artıyor. Esg sevdiğim, benim kafada bir adam. Yıllardır takip ederim kendisini. Videolarındaki güzel konuşmasını kitaba yansıtamamış. Kitabın ilk başlarında biraz yabancılık çekmiş gibi geldi bana. Sonradan açılıyor lakin. Kitaptan aldığım notları aşağıda paylaşıyorum.
Zamanında İspanya topraklarına girmeye çalışan Osmanlı casusları, cinsel organı sünnetli olduğu için yakayı ele verirmiş:) Korku aklımızı yönetmeye başladığında, yüksek prensiplerimizi realiteye kurban etmekten çekinmeyeceğiz. Bazı kabilelerde, erkeklerin kendilerine benzemeyen çocuklardan şüphelenip onların öldürülmesini istediğini gösteriyormuş. Hatta bazı dul kadınlarla evlenmeden önce çocuklarının öldürülmesini şart koşuyorlarmış?? Araştırmalara göre aynı yerel şiveye sahip insanlar telefonda yardım isterse karşı taraf normale göre daha fazla olumlu yanıt veriyormuş. İnsanların, yabancı insanları sevmeme nedeni, karşısındaki insandan gelecek zararı hesaplayaması, ne olduğunu bilmemesi. Bu yüzden bir ortama girince, yabancılanmak anormal bir durum değilmiş. İnsan, kendi gibi olmayanlara tahammülü az. Bu da ırkçılık, cinsiyetçilik ve yabancı düşmanlığı gibi eskiden problem olmayan ancak modern bir toplumun kabul edemeyeceği marazlara karşı her an dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor.
Birinci dünya savaşında İtalyan ordularındaki kuzeyli ve güneyli askerler birbirlerini anlamakta zorluk çekiyormuş. Süleyman Demirel, oy sevdasına yeri geldiğinde köylü aksanıyla konuşurmuş.
Orijinal fikirleri ortaya atmak için bazen insanları kırmayı ve gücendirmeyi de göze almak gerekiyor hiç şüphesiz. Kayseri, Sezar isminden geliyor. Sezar’a Kayser derlermiş. Aynı unvanın Grekçesi olan Sebastos ise Sivas’a ismini vermiş.
Versay sarayında, kralın, metresinin odasına gitmesi için kraliçenin odasının içinden geçmesi gerekiyormuş:)