Kitapta kadınların yaşadığı zorluklar ve hayat kaliteleri bir yana, bu yaşam tarzını çabucak benimsemiş olmaları korkunç bir distopya ortaya çıkarmış. İçinizi karartan, ya bu da yaşanırsa dedirten; türünün hakkını iç sıka sıka vermiş kitaptır. Ses çıkartılmayan her eylem alışkanlık olmaya mahkum fikri işlenmiş. Mutlaka hayatımızda ayak uydurmak zorunda olduğumuz birçok olayla karşılaşıyoruz fakat iş özgürlükse algılarımızı açık tutmalıyız. Bu toplumla bütünleşmekten farklı bir durum.
Bu kısımdan sonrası kitapla ilgili detaylı bilgiler içerebilir.
Öncelikle kitap bir zamanlar bizler gibi yaşayan insanların düzeninin alt üst olmasını işliyor fakat özellikle sınıf ayrımı ön planda. Kadınlar sınıflarına göre farklı kıyafetler giyiyor. ''Komutanın Karısı'' vasfıyla soylu hayatını sürdüren kadının çocuk sahibi olamaması sebebiyle tam anlamıyla damızlık olarak malikaneye getirilen kızlar kırmızı giyiyor -doğumun kanına ithafen- ve bu soylu kadınlar yerine komutanlarla ilişkiye zorlanıyor. Doğum yapacak olurlarsa soylu kadın kendi doğum yapmış gibi tebrikler ve ilgiler görüyor. Bu doğumu gerçekleştiremeyen kızlar farklı yerlere sürülüyor veya meçhulde kalıyorlar. Ekonomik kuvvetin fazlalığına bağlı bir sistem görüyoruz.
Şu an her markette, kitabevinde bulabileceğimiz dergilerin; platformda paylaştığımız kitapların yasaklandığı dönemde gizlice olmadığı sürece bu materyallere ulaşmak mümkün değil. Komutanın, karısından saklayarak 'damızlık kızı' odasına sohbet etmeye çağırdığı onlarca gecede kız bir zamanlar kolayca ulaşabildiği bu dergi ve kitaplara uzun zaman sonra ulaşma fırsatı buluyor. Bu esnada okur olarak empati kurmaya çalıştım, şu an içinde bulunduğum hayattan bir anda kitaplara dahi ulaşamadığım distopik bir yaşamın içine düştüğümü hayal edemedim. Her gördüğünüz dergi size eski yaşamınızı hatırlatacak, çok yakın bir zaman dilimi olmasına rağmen her şey size silik gelecek. Çünkü yeni yaşam şartlarını kabullenmekten başka şansınız yok, aksi takdirde ibretlik olması amacıyla bu kanunları çiğneyenler kilise duvarında asılıyor.
Bunların yanı sıra her çeşit kuralın gördüğü muamele gibi bu kuralların da çiğnendiği özel toplanma alanları var. İnsanların eskiden yaşadığı hayatı devam ettirmek için hatta bir adım öteye götürerek 'damızlık' hayatın getirdiği kurallara uymak istemeyen kadınların soylu erkekler eşliğinde katıldığı bir topluluk bu bahsedilen. Tabii kadınlar cinselliği temsil eden objeler olmaya devam ediyorlar bu platformda da. Erkekleri memnun etmek karşılığında bu hayata erişim sağlıyorlar yansıtılana göre.
Kısaca özetlemek gerekirse yaşanan bu karanlık dönem aslında ana karakterin günlüğü olarak yıllar sonra ortaya çıkıyor.
Hatam kitabı okurken değinmek istediğim yerleri not almamak oldu, dilediğim gibi detaylı inceleyemedim maalesef. Özgürlüğün kıymetini bilmek ve bazı olgulara uyanmak adına etkili bir kitap. Okuyacak olanlara keyifli okumalar Margaret AtwoodDamızlık Kızın Öyküsü