·158 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Ağustos 2022 00:00 Ece, Kral Gudin’in kızı olarak dünyaya gelir. Biliciler, bu prensesin ileride insanlık için önemli bir girişimde bulunacağını söyler. Ece büyür, gelişir ve güzeller güzeli bir kız olur.
Bir gün babası insanlığın gelecekte neler başaracağını, nasıl yaşayacaklarını, bir medeniyet olarak nereye varacaklarını merak eder. Ece ise babasının bu merakı üzerine ruhunun üç bin yıl ölümsüzleştirilmesini ister. Böylece üç bin yıl farklı farklı insanların bedeninde dünyaya gelecek ve insanların dünyadaki değişimlerine, gelişimlerine tanık olacaktır. Üç bin yılın sonunda ise babasının ruhuyla buluşacak ve insanların geçirdiği bu değişimleri ona anlatacaktır. Tabii, farklı bir insan bedenindeyken tanıştığı ünlü kazı bilimci en büyük destekçisi olacaktır. Bu tanışma her ikisi için de gereklidir.
18 sene sonra tekrar okuduğum “Ölümsüz Ece” heyecanından ve merakından hiçbir şey kaybetmemiş.
Her çocuğun mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm bir eser.
Gülten Dayıoğlu öncelikle hiç yabancı sözcük kullanmayarak eserin anlaşılmasını kolaylaştırmış. Mesela arkeolog yerine kazı bilimci, psikoloji yerine ruh bilimi, otomobil yerine kaptıkaçtı sözcüklerini kullanmış.
Ece, birçok farklı bedende doğup büyürken bizi de tarihte bir yolculuğa çıkarıyor. Ece ile İskitler, Persler, Asurlar, Roma, Mısır gibi dönemlere gidiyoruz. Aynı zamanda Tales, Sokrates, Heredot, Arşimet, Diyojen, Nasreddin Hoca gibi dünyaya yön vermiş birçok önemli isimle tanışıyoruz.
Devlet yönetimi, aile ilişkileri, kültür, inanç, sanat, tarih, bilim ve daha birçok konuda bilgi sahibi oluyoruz.
Geçmişten günümüze her alanda gelişirken kaybettiğimiz insancıl taraflarımıza fazlasıyla üzülüyoruz.
Son olarak “Ölümsüz Ece”yi 6. sınıftan itibaren herkese öneriyorum.