Annie Ernaux’nun tüm varyasyonlarını seviyorum.
#boşdolaplar Ernaux’nun ilk romanı.
Eşinden gizlice yazmış, doktora tezi yazıyorum demiş. Eşi kitap yazdığını öğrenince önce alay ediyor, kitap iyi bir yayınevinden yayınlanınca ise ‘gizlice bir kitap yazabildiysen, aynı şekilde beni de aldatabilirsin.’ diyor. Söyleşi link
youtu.be/FKPsAy6r_dM
Bu sefer anlatıcı kendisi değil, otobiyografik karakteri Denise Lesur. Üniversitede, merdiven altı bir yerde kürtaj olmasıyla başlıyor. Sert, sarsıcı bir giriş. Geriye dönüşlerle çocukluğu ve ergenlik yıllarıyla hesaplaşıyor. Dahil olmak istediği burjuva sınıfa karşı büyüdüğü kültür eğitimsiz ve baskıcı. Tam bir çatışma hali. Aileyle çatışma, zaman zaman yoklayan suçluluk duygusuyla içsel çatışma. Hem yabancılaşma hem mutluluk.
“Mesafe, içine doğduğum dünyayla sürekli açılan mesafe…”
Babamın Yeri’nde ‘Dile dair her şey belleğimde kırgınlık, hınç, acı veren atışmalarla iç içe, para meselesinden çok daha fazla.’ diye yazmıştı. Boş Dolaplar’da dil çatışması temel meselelerden.
Babamın Yeri ve Boş Dolaplar aile evini anlatması, sınıf atlama çabaları, eğitim, dil-sınıf ilişkisi bakımından birbirine yakın kitaplar da olsa farklı konular detaylandırılıyor. Zaten Ernaux’nun tüm kitapları birbiriyle ilişkili.
Ernaux’nun tarzına oto-sosyobiyografi deniliyor, türün öncülerinden. Toplumsal olayları ve kişisel tarihini birlikte veriyor. Boş dolaplar bu tarzın habercisi olmakla birlikte daha biçimine alışkın olduğumuz bir kurgu. Seneler’in deneyselliği ile sorun yaşayan okurlar için yazara iyi bir başlangıç kitabı. Benim gibi sevenleri için ise müthiş bir ilk roman. Çok sevdim. Bu yılın en iyilerinden
Siren İdemen çevirisi @siren.idemen
Şirin Etik editi @sirinetik
Dizi Editörü Cem Alpan @cemalpan1
#cançağdaş
Boş DolaplarAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,332 okunma