·174 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Ekim 2022 06:39 #dalgalarınsesi üçüncü tekil şahıs anlatıcı, ilahi bakış açısı ve yalın bir dille kaleme alınmış nahif bir aşk romanı. Mekan güçlü betimlemerle resmedilen bir ada ve serüvenli maceraların yaşandığı deniz. Yazar, kadınların sünger ve yosun için dalgıçlık, erkeklerin balıkçılık yaptığı bir adanın Budist Japon halkının yaşam tarzının öğrenilmesine de olanak sağlamış. Kitabın tipleri; yoksul genç balıkçı Şinji, gençlik aşkı güzel Hatsue, -eşinin köyün kızlarına görgü dersi verdiği- fener bekçisinin çirkin kızı Çiyoko ve zengin ama onursuz Yasuo.
Konusu (Spoiler): Saf aşkı uğruna tüm zorluklara göğüs geren Şinji, işinde de aynı tavrı sergiliyor; ölümüne dalgalarla boğuşarak görevini başarıyla yerine getiriyor. Şinji’nin güçlü iradesi, Hatsue’nin babasının da kızının geleceği için en adil kararı vermesini sağlıyor. Kitabın bitişindeki kadının tüm yaşananlardan çıkardığı romantik ders ile erkeğin gerçekçi tümden gelişi arasındaki fark düşündürücü. Adanın kadınları genç aşıklara yapılan haksızlık uğruna birleşip ayaklanıyor ve bu da kadınların haksızlıklara karşı gelen mücadeleci ve sabırsız dünyasını; erkeklerinse birbirlerinin iradesine güvenen ve bekleyip gören yapısını ortaya koyuyor. Yazarın her iki cinsi karakterize ederek anlatması gözlem yeteneğinin sınırlarını gösteriyor.
#yukiomişima ‘dan okuduğum ilk kitap olan “Denizi Yitiren Denizci” içeriğindeki şiddet ve gerilimle ne kadar sarsıcı ve şaşırtıcıysa; “Dalgaların Sesi” de o kadar zıttına hassas, sakin ve sıradan bir kurgu. Bu yüzden yazardan favori kitabım şimdilik değişmedi; “Denizi Yitiren Denizci”.