bir ara kitap hakkında esaslı bir inceleme yazarım. -bkz. erteleme hastalığı-
incelemenin başlığı ise muhtemelen “bir kitabın bana ettikleri” veya “boşluğun ağırlığı” minvalinde şeyler olur.
kitapları birbiriyle kıyaslama huyumdan nasıl kurtulacağım? şimdi buna 9 verdim, kemal varol’un kara sis romanına 10 vermiştim. şimdi kara sis’i daha mı çok beğendim, hayır. ikisini de çok beğendim. ama coşkuyla ölmek’e niye 9 verdim? o 1 puanı nereden kırdım? kitabın son bölümü eğreti kalmış, tam bütün durmamış diye mi? e hayat da böyle ama. bilemiyorum. 10 mu vermeliydim? neyse ya. kafam karışmasın şimdi
nasıl desem, bu hayatta hiçbir yer edinemeyenlerin romanı. edinse de yerini yadırgayanların. hiçbir şeyi tam olduramayanların. oldursa da oldurduğunu anlayamayanların.