·522 syf.····Okunma: 27 Ağustos 2020 12:12 Bazı dönemler vardır; çocukluk ile ilk gençlik arasında yaşanır ama tam olarak anlaşılamaz. Hafızada karanlık, sisli ve tedirgin edici duygular bırakır. 1990’lı yıllar da bizim kuşağımız için işte tam olarak böyle bir dönemdi. Her ne kadar yaşananları o yıllarda tam kavrayamasak da, yıllar geçtikçe zihnimizde o döneme dair “bir şeylerin yanlış gittiği” hissi daha da netleşti.
Soner Yalçın’ın Bay Pipo adlı eseri, bu karanlık dönemin görünmeyen yüzüne güçlü bir ışık tutuyor. Kitap; faili meçhul cinayetler, derin devlet ilişkileri, istihbarat bağlantıları ve Türkiye’nin yakın tarihine damgasını vurmuş olayları büyük bir gazetecilik titizliğiyle ele alıyor. Yalçın’ın hem akıcı üslubu hem de belgelere dayalı anlatımı sayesinde, o yılların karmaşık yapısı çok daha anlaşılır hâle geliyor.
Yalçın’ın külliyatı genel olarak 90’lı yılların anlaşılması açısından adeta bir rehber niteliğinde. Bay Pipo ise bu külliyat içinde öne çıkan, en çarpıcı ve etkileyici eserlerden biri. Ne yazık ki kitapta anlatılan olaylar ve aktarılan isimler, farklı biçimlerde olsa da günümüzde hâlâ karşımıza çıkıyor. Bu da, yaşadığımız kısır döngünün henüz tam anlamıyla kırılmadığını gösteriyor.
Tüm bu gerçeklerin farkında olarak, benzer karanlık dönemlerin bir daha yaşanmaması ve hem ülkemizin hem de dünyanın daha aydınlık, daha mutlu günlere ulaşması umuduyla bu kitabı özellikle genç kuşaklara tavsiye ediyorum. Tarihi anlamadan geleceği kurmak mümkün değil; Bay Pipo, bu anlamda okunması gereken önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor.