Puan vermedi·479 syf.····Okunma: 12 Ekim 2022 19:42 "İfade edemediğim bir eksiklik hissi var içimde, Hikmet oğlum. Sanki her şey başka türlü olabilirdi, başka türlü oynanabilirdi."
"Yoruldum albayım, yoruldum yoruldum yoruldum."
Bu oyun gerçekten de başka türlü olabilirdi, bu hayat başka türlü olabilirdi. Hepimizin hayatı oyunlar bütünü. Evde başka bir oyun, işte, okulda başka bir oyun, gezerken başka. Hayat oyun sahnesidir derler ya Hikmet Benol bu sözün gerçekleşmiş hali. Okuduklarım hayal miydi, gerçek miydi, ne kadarı gerçek ne kadarı hayaldi? Hikmet Benol'un iç diyalogları mıydı, hangileri kurguydu, Albayım Hüsamettin Tambay bu oyunun neresinde, kim daha iyi oynadı oyununu ve sahneyi kim daha erken terketti?
Sevgi ve Bilge Hikmet'in hayatını derinden etkileyen iki kadın. Sevgi ile evlenip boşanıyor, daha sonra Hüsamettin Albay'ın malikanesinde alt katta, kendine göre bir gecekonduda kalıyor. Bilge ile ilişkisi oluyor ama hangisini daha çok seviyor, hangi sevgisi daha doğruydu? Bunu bilmek çok güç. Onlardan önce de hayatını asıl etkileyen ailesi, arkadaşları, zengin çevre. Anne babasının hikayesi, Sevgi'nin anne babasının hikayesi hepsi tek tek ele alınması gereken konular. Hikmet'in sürekli bir piyes,oyun yazması hayatı oyun ile karıştırması ve bizleri de sürekli uç noktalara sürüklemesi, duygudan duyguya geçişler ama daha çok karamsar, bunalımlı, hayatta başarıya ulaşamama havası yaygın.
Başlarda biraz sıkıcı gelen iç diyaloglar elli sayfa içinde rayına oturuyor ve akıcı hâle geliyor kitap. Önce biraz pişman hissederken kitabı okudukça hayranlığım arttı. Çok severek devam ettim. Bazı noktaları çözümleyemedim. Albayım Hüsamettin Tambay gerçek mi değil mi kitabın sonuna kadar karar veremedim hâlâ da emin değilim. Bu oyundaki yerimi okuyucu olarak aldım. Eğer siz de sabırlı bir okuyucuysanız Tehlikeli Oyunlar'a davetlisiniz.
"Ülkemiz büyük bir oyun yeridir. Her sabah uyanınca, biraz isteksiz de olsak, hepimiz sahnenin bir yerinde, bizi çevreleyen büyük ve uzak dünyanın sevimli bir benzerini kurmak için toplanırız. Küçük topluluklar olarak, birbirimizden bağımsız davranarak ve birbirimizi seyrederek günlük oyunlarımıza başlarız."