Sürgün kitabının yorumuyla sizlerleyim. Kitabı okurken gerçek bir hikayeden yola çıkarak kurgulanmış hissi uyandırdı bende. Anlattığı dönem hem İran'ın hem de Türkiye'nin ortak kaderine ışık tutuyor. Adına darbe devrim ya da ihtilal denilen ve masum insanların asılsız suçlara idam edildiği ya da vatanlarını, sevdiklerini bırakarak kaçmak zorunda kaldığı bir dönemi anlatıyor. Kadın hakları, eşitlik, kadın özgürlüğü gibi kavramlarının temelinde harika bir hikaye ile kurgulanmış ve okuyucunun beğenisine sunulmuş.
Sürgün kitabından bahsedecek olursam; Sara 19 yaşında gençliğinin baharında ve annesi Amira zamanında idama mahkum edilmiş. Sara sarı ise ailesinden sevdiklerinden ve vatanından kaçıp gurbet eller de yaşam mücadele vermekte. Bir kadın, özgürlüğünün kısıtlanmasına boyun eğmemektedir. 1979'da İran'daki devrimden bahsediyor.
Sara , kaçak yollarla Arash ve Faraz'ın yardımlarıyla Türkiye'de geliyor. Burada Sara'ya, Baran'ın çok yararları oluyor. Kaderin cilvesine bakın ki 1980 yılında Türkiye'de darbe yapılıyor ve asker yönetime el koyup, sıkı yönetim ilan ediyor. İki komşu ülkenin ortak kaderi "devrim ve darbe" ne tuhaf değil mi? Sara çok istediği özgürlüğü kavuşabilecek mi?
Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın dostlar
Leyla Şeker moderatörlüğünde Şaban Alıyev çıkan, Murat DURMAZ kaleminden #SÜRGÜN kitabının #leylanınkitapütopyası ile birlikte okuyoruz.
#kitapyorumu #okudumbitti #kitaptanalıntıları #arkakapak #erdeminkitapligi #keşfet #sürgün #muratdurmaz #azkitap #sayfa255