Çolak, Hatun, Zehra ve Serpil...
Hepsi de aynı mahallenin çocukları....
Çolak asıl Adil ama o bile adını unutmuş yaradandan başka kimsem yok diyen güzel kalpli çocuk.
Hatun annesini amansız bir hastalıktan kaybeder. Çok zaman geçmeden de babası üvey anne getirir ki artık onlar için işkence hayatı başlar. Ablası Serpil için sokaklar ve oyun artık hayal olur. Çünkü o artık evin küçük annesi olur.
Yapmadığı iş koşmadığı yer yoktur.
Zehra Hatun'un biricik oyun arkadaşı...
Serpil ah Serpil bu hikaye de en çok üzüldüğüm yandığım o oldu.
Tek isteği mutlu bir yuva kurmaktı.
Bunun için de kısmeti çıkmıştı o da beğenmiş ve aşık bile olmuştu çeyizi için çalışmaya başladı hayalleri bambaşka iken ona uzanan kirli bir el ile bütün bembeyaz hayalleri kapkara oldu.
Şartlar ve koşullar keşke daha güzel olsa şu coğrafya kaderdir sözü değişse keşke
Bazen diyorum keşke hiç büyümese çocuklar öyle sarıp sarmalasak, korusak onlara daha yaşanılası bir dünya bıraksak ama mümkün değil ki işte burda devreye eğitim giriyor.
En iyi eğitim de ailede başlıyor evlatlarımızı bilinçli yetiştirip onlara doğruyu göstermeliyiz.
Çocuklara uzanan pis eller kırılsın.
Çekin o kirli ellerinizi, pis gözlerinizi ve şuursuz bakışlarınızı onların üzerinden...