Bu kitap yeni mezun bir hekimin 20.yüzyıl başında ilk görev yerinde yalnız başınayken yaşadıklarını anlatmakta ve günümüzde de tüm yaşanmışlık haliyle geçerliliğini korumaktadır. Yeni mezun olup görev yaptığım yıllarıma beni geri döndürdü. Ülkemizde ne yazık ki tıp fakültesi dahil yüksek öğretim lise kafası ile okutulmakta. Toplumsal ve kültürel bir çok etkenin rol oynamasıyla bireyselleşemeyen bir toplum olarak bir çok konuda eksiklik yaşıyoruz. Ayrıca bu durum yüksek öğretim esnasında meslek sahibi olacağım bilinciyle üniversite eğitimini sürdüremememizin temel nedenlerinden birisi olduğu kanaatindeyim. Herkese tavsiye ettiğim bir kitap olsa da kişisel mesleki tecrübelerim ve kitabı okurken hissettirdiği tüm duyguları dikkate aldığımda tıp fakültesini bitirmeden meslektaşlarım tarafından mutlaka okunması gereken bir kitap.