Güzellik bütün kapıları açar mı? Bir insanın cinsel kimliği hayatının her alanını etkiler mi? Affetmek ne kadar kolaydır? Ruh eşleri gerçek midir? Bir insan para için ne kadar ileri gidebilir?
İsterseniz önce biraz kitaptan bahsedeyim. Kitap ufak çaplı blog tarzı yazılar yazan bir yazar olan Monique Grant’ın ünlü Evelyn Hugo’nun kendisiyle görüşmek istediğini öğrenmesiyle başlıyor. Evelyn Hugo skandallar dolu hayatını ve yedi kocasını Monique’e anlatmaya karar veriyor ve bu anlatımın onun yardımıyla bir kitaba dönüşmesini talep ediyor. Kitap 7 kocayı temsil edecek şekilde 7 ana bölümden oluşuyor ve ana bölümler dışında ufak bölümlere de yer verilmiş. Kitap yazılırken geriye dönüş ve röportaj teknikleri kullanılmış ve bu teknikler görüşümce kitabın akıcılığını artırmış.
Kitaba çerezlik okunabilen bir kitap diyebiliriz çünkü aşırı akıcı ve merak uyandırıcı olması nedeniyle herkesin hızlı bitirebileceği bir kitap. Ama bu demek olmuyor ki kitapta günümüz ve geçmişte yaşananmakta olan veya yaşanmış haksızlıklar tartışılmamış, cinsel kimlik ve cinsellik gibi ciddi konulardan sorgular yönde bahsedilmemiş, bir kadın olmanın -hatta alımlı bir kadın olmanın- topluma göre ne demek olduğundan bahsedilmemiş, evlilik ve aşkın yaşayan kişilerin bakış açısından nasıl görüldüğü değerlemdirilmemiş: Bunların hepsine yazar başarılı bir şekilde değinmiş ama bu durum kitabın okunmasını daha zor kılmıyor, ki bu da ayrı bir başarı olsa gerek. Kitabı iki şekilde okuyabilirsiniz: Eğlenmek ve şöhrete sahip bir insanın hikayesini okumak için veya bahsettiğim konularda yeni bir bakış açısı kazanmak için.
Evelyn Hugo’nun basına yansıtamadığı acılarını okurken çok duygulandığımı söyleyebilirim ama hikayedeki hiçbir olay beni hikayenin sonu kadar etkilemedi nedense. Kitabın ikinci yarısında olacak olayların bir kısmını kitabın başından zaten biliyor oluyorsunuz ama yine de olayların teker teker gerçekleşmesiyle gözyaşlarınıza hakim olamayabilirsiniz, benden söylemesi.
Roman daha önce birçok bloggerin favoriler listesinde yer aldığından ve çok iyi yorumlar aldığından beklentilerim yüksekti ve bu beklentilerimi karşıladı diyebilirim. Akıcılığı ve konusu dışında vermeye çalıştığı mesajlarla da öne çıkan bir kitap olduğundan sizlere de muhakkak tavsiye edebilirim. Yazarın, dilini hafif kaleme aldığı bir romanda ana temaları derin tutmuş olmasının da büyük bir cesaret örneği olduğunu ve şık bir detay oluşturduğunu düşünüyorum. Kısacası bu kitap çoğunluğun onayından geçtiği gibi benim onayımdan da geçti. “Abarttıkları kadar varmış!” dedim içimden. Okumayı geciktirmemenizi tavsiye edeceğim bu kitabı okurken umarım siz de benimle aynı duygulara kapılırsınız. Hepinize bol kitaplı günler dilerim!