·133 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Ekim 2022 17:56 Kitabı birkaç saat önce bitirdim. Hala sıcaklığı üzerimde sayılır. İlk yorumum kitapta Romeo ile Juliet'in tanıştığı, daha doğrusu aşık olduğu sahnenin gülünçlüğü olacaktır. O bölümü kahkahalarla okudum. Çünkü gerçekten son derece gerçekdışı diyaloglar gerçekleşiyordu o bölümde. Tamam; son derece romantik detaylar, sözler var lakin bu asla bu durumun saçmalığının önüne geçemiyor gözümde. Görür görmez birbirine aşkım diye hitap eden kişiler benlik değildir diyebilirim.. Devamında olay daha gerçekçi bir zemine oturuyor tabii ama yine de yeterli sayılmaz.
Kitabın sonu çok güzel bağlanmış. Okurken asla olmasını istemeyeceğim; saçma gelecek durumlar kitapta gerçekleşti ve bu durum bir şekilde hoşuma gitti. Örneğin Romeo'nun gerçekten haberi olmadığı için intihar etmesi ve devamında zehir kutusunda zehir kalmayınca Juliet'in onun dudaklarından zehiri içmeye çalışması çok güzel nüanslar. Okurken hayran kaldım, beynimde şimşekler çaktı bu duruma. Çok orijinal bir anlatım ve düşünce. Düşünsene Zehir kutusunda zehir yok ve sevgilinin cesedinin dudaklarından zehir içmeye çalışıyorsun; işte Romantizmin zirvesi... Ya bunlar Shakespeare abimizin aklına nereden gelmiş.
Keşke bu durumların gerçekleşmesi için gereken gerekçeler daha da yoğun işlenseydi. Bütün bunlar iki aşığımızın 5 dakikada sevgili olduğu aklıma gelince mahvoluyor. Yine de kitap bir başyapıt ve kesinlikle okunması gerekir diye düşünüyorum. Daha kitapta bahsedilecek çok konu var ama onları buraya değil karşılıklı içeceğim bir kahvede anlatmaya saklıyorum. Bizim şimdiki yazımız ise burada bitiyor; Dostoyevski usulü ile...