·222 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Şubat 2021 00:50 Merhabalar.
Kağnı, Ses ve Esirler, üç bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölüm öykü, son bölüm ise tiyatro metinidir.
Sabahattin Ali'nin edebiyat anlayışının toplumcu gerçeklik üzerine kurduğuna hepimiz vakıfız. Kendi çizgisi üzerinde başarılı eserler veren yazarlarımızdan.
Bu kitabında da her öykü de ve tiyatro metninde de bu anlayışı görüyoruz. Toplumsal sorunlar, ekonomik sorunlar, adaletsizlik, eğitim sorunu, köylü dramı ve hapishane hayatı vb. konuları okuyoruz.
Birçok Sabahattin Ali eserinde bunları defalarca kez okuduk zaten. Ama bu kitapta benim ilgimi çeken farklı bir nokta var. O da Kağnı öyküsünde işlediği konu ve psikolojik arka yapı.
Spoiler vermeden şuna değinmek istiyorum sadece. Yas tutmak bizim için neden önemli? Yası tam yaşamazsak ne olur? Bu sorunların psikoloji için ehemmiyeti büyük. Yas tam yaşanmadığı zaman o kişi gerçekten -imgesel alanda- ölmüş olarak kabul edebilir miyiz?
Bence hayır. Yas tutmak ve o yası en dipte yaşamak önemli. O kişi artık ölmüştür ve acısı yaşanmalı yoksa yarım kalan yaslar bir gün mutlaka ortaya çıkar.
Diğer değinmek istediğim konu metinllerarasılık. Esirler tiyatro metninde Sabahattin Ali'nin metinlerarasılıktan yararlandığını görüyoruz. Türk ve Çin yıllıklarında geçen Kürşat ayaklanmasını bu metninde kullanmıştır Sabahattin Ali.
Ve gelelim artık bir dönem herkesin dilinde olan ve hala aynı zevkle dinlenen Leylim Ley şarkısına. Livaneli bu şarkıyı bu kitapta ki Ses adlı öykünün içinde ki şiirden bestelemiştir. Ve benim en sevdiğim şarkılardan biridir.
Mutlaka okumanız gereken bir kitap diyemem ama yoğun okumalar yaptığınız ya da çok yorgun olduğunuz dönemler de zihninizi dinlendirecek bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
İyi okumalar.