Gönderi

10/10
·108 syf.··
2022 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2022 13:42
Son zamanlarda sosyal medyada kadın düşmanlığı yapmanın etkileşim aracı ve popülerlik sağlama yolu olduğu bu dönemde bu biricik kitabı okuduktan sonra kitapla ilgili diğer bazı incelemeleri görmem içimde bir güneş doğurdu. Bu yeni türeyen ve iflah olması imkânsıza yakın, kadın düşmanlığıyla gurur duyan tayfanın aksine dünyada hâlâ normal insanların olması umut vaat ediyor. İnsan Hakları Bildirisi'nden başlıyoruz. Bir bildiri düşünün ki -üstelik ‘insan’ haklarının mevzu bahis olduğu- kadınları yok sayıyor. Bir dünya düşünün ki kadınları her alanda susturmak istiyor. Sırf kadın olduğu için tüm yollar kapatılıyor. Dişilik görevleri(!) dışında söz hakkı tanınmıyor. Olympe bunları kabullenemiyor, isyan ediyor ve yaşamı pahasına bu uğurda mücadele veriyor. Kitabın sonunda Olympe’nin bugünkü halimizi görse ne kadar şaşıracağıyla ilgili bir cümle var. Dünya gelişiyor, pek çok şey iyileşiyor fakat incelememin ilk cümlelerinde belirttiğim iflah olması olanaksız tayfa, beyinleri giderek daha da fazla anlaşılmaz hale geldiği ve nefret kusmaya tam gaz odaklanarak zırvalamaya devam ettiği için gelişmenin, eşitliğin karşısında kanalizasyondan çıkmış bir taş parçası gibi tıkıyorlar yolu. Olympe tüm bunları görse muhtemelen hayretten dili tutulurdu. Zaten ağzını açıp bir şey söylese o nefret saçan kesimden kendisini anlayabilecek bir muhatap yine bulamazdı. Nefret insanları ne kadar küçültüyor aslında, gelişimi ne kadar engelliyor… Kadınların çektiği zorlukları bugün bile aşağılayan, kadınları bugün bile aşağı gören, kadınların sadece mızmızlandığını, her şeyin son derece eşit şartlarda ilerlediğini söyleyen ne kadar tuhaf insanlar var… Şöyle bir düşünüyorum da aslında Olympe’yi bu kadar öfkelendiren şey kadınların alenen dışlanmasıydı. Şimdi ise evrensel olarak “yoo kadın-erkek gayet de eşit şartlar altında hayat sürüyorlar, feministler/kadınlar her şeyi abartıyor” diyen, cahil desem cahile ayıp olacak bir kesim türedi. Olympe bunlara muhtemelen daha çok sinirlenirdi. Zira alenen yapan bir insan ne kadar sinir bozucu olsa da beyninin yönetimini tamamen nefret duygusuna bırakmış zavallılardan evlâdır. Çok, çok güzel kitap. Son olarak; dans edemeyeceksek bu bizim devrimimiz değildir. :) Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir
Olympe de Gouges - Kadınlara Ayrımcılığa HayırElsa Solal · Alfa Yayınları · 2019307 okunma
·
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.