Yıllardır adını çok duyduğum, aklımın bir köşesinde olan, okumak lazım dediğim önemli bir kitaptı. Bizim edebiyatçılarımızı da etkilemiş bir sanatçı ve eserdir. Yazarın hayata dair düşünceleri, anılarından yola çıkarak ulaştığı düşünceler anlatılıyor. Kitap net olarak şunu anlatıyor demek çok kolay değil. İnce ama biraz sakin kafayla, hatta belki bir süre sonra ikinci kere okunması gereken bir eser. Albert Camus'nün Düşüş de böyle mesela. Geçenlerde okudum ama müsait bir zamanda tekrar okumak istediğim için burada paylaşmadım. Bu kitapta André Gide sık sık Nathanael adlı arkadaşına hitap eder. Düşüncelerini ona hitaben anlatır ama tabii ki biz, hitap ettiği kişi okuyucudur hissine kapılırız. Eserin bazı bölümleri nesir, bazı bölümleri nazım. Bu nedenle orijinal dilinde okumak mutlaka daha güzeldir diye düşünüyorum. Eserin çevirisinin ünlü ve önemli yazarımız Tahsin Yücel'e ait olduğunu belirtmeden de geçmek istemem.