Benim için artık çok geç, diyor; geri dönülemez lanet bir çizgiyi çoktan aştığımı ve duygularımı yok ettiğini zannediyordum, ama yanılmışım. Meğer içimde hâlâ hissedilmek için çırpınan duygular varmış...
°
Herkese selamlar kitapsever dostlarım . Bugün sizlere yeni bir yazar ile geldim.
°
... Şafak Pala "Yarım Adam"...
°
Çok iyi iki alıntı ile başlıyor kitabımız. Buradan itibaren sizi zaten hemen içine çekiyor. Ünlü isimlerden güzel alıntılar bunlar iyi seçilmiş.
"Bu kitap benim için ölüm kalım meselesi oldu...
Yazmasaydım delirecektim... Hoş şimdi de aklı başında biri değilim ama en azından artık ne kadar deli olduğumu bilmemi sağlayan bir eserim var. Kısacası delilerden farkım ne kadar deli olduğumu bilmemi sağlayan bir eserimin olmasıdır. Bundan sonraki hedefim aklı başında değil gönlü başında olmaktır." diyor yazarımız. İyiki böyle güzel bir kitabı bizlerle buluşturdu. Diğer kitapları da yolda merakla bekliyorum .
55 saniyede değişen bir hayat. 99 depremini görmüş ve hatırlıyor oluşumla beraber o dönemlere geri döndüm adeta. Bu gerçeklerle yaşamak zorundayız. Kitabımız 55 saniyede 7.5 şiddetinde İstanbul depremi ile başlıyor.
Sürükleyici bir kitap. Yeni yazarlardan son dönemlerde okuduğum iyi kitaplardan. Kendini yinelemeden devam eden ve bşr sonraki sayfayı merakla çevirdiğiniz bir kitap.
Kitap hakkında bazı yorumlar okudum "Tipik bir kötü çocuk saf kız aşkı" tarzında yazılar. Bunu kabul etmiyorum bence bu kitapta alt metinler var. Alelade yazılmamış. Okuyan herkese saygım sonsuz herkes istediğini alamayabilir kitaptan tabikide.
Kitap kapağını çok sevdim bunuda belirtmek istiyorum. Değişik bir çekiciliği var.
Bu güzel kitabı Kitap pandam öncülüğünde okudum. Yazarımıza da yazarlık hayatında başarılar dilerim. @yarim_adam_ @platanus.publishing
°
#Alıntılar
"Bize savaşı değil barışı anlat; nefreti yeterince dinledik, biraz da sevgiyi tattır."
"Hiçliğin içinde yok olmakla onun sende yok olmasını birbirine karıştırmamalısın."
Gece gündüzü, kötü iyiyi var ediyor. İlla ki her şey zıddıyla mı olmak zorunda? Bu nasıl bir denge, bu ne acımasız ahenk?