·416 syf.····Okunma: 28 Ekim 2022 00:00 Bu incelemede okuma zevkini etkileyecek spoilerler olabilir.
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Anlattıkları o kadar akla yatkındıki okuduktan bir süre sonra bile olası dünya dışı yaşamla karşılaşmamız böyle olur dedim. Bahsetmeden olmaz: bence kitabı anlamak için en azından belli bir seviyede fizik bilmek gerekiyor ki bu arada kitap ciddi anlamda bilim kurgunun hakkını veriyor ve bunu ciddi bir fizik bilgisi ile yapıyor. Kitapta olan hiç bir şeyi biraz da benim görece giriş düzeyindeki fizik bilgimden olsa gerek imkansız olarak nitelendiremedim. Sanki bir bilim kurgu değilde bir gelecek senaryosu okuyor gibiydim.
Kitap oldukça karamsar bir atmosferde başlıyor ki okuması oldukça zordu. O değerli beyinlerin kendisi bir şey olamamış ve sürüyü takip edip kendi düşünme yetisinden mahkum insanlar tarafından acımasızca sırf düşünceleri yüzünden ki bunlar sadece düşünce de değil, tüm Dünyada kabul gören teoriler, hain ilan edilmesi içimi sızlattı. Belki iyi bir fikir sonucunda ortaya çıksa da bilimin ve aklın eşlik etmediği bir devrimin sonucunda Çin kaç değerli bilim insanı bu şekilde kaybetti acaba? Babasının ölümüne bu şekilde şahit olan Ye Wenjie de bu şekilde hem kendi insanlığını hem de insanlığa olan umudunu kaybeder. Ve kendini bir anlamda sürgün edilmiş olarak bulur. Sürgünde okuduğu ve insanlığın sonun gelmesine sebep olacak olan kitap onda gelecekte yapacağı hatanın şekillenmesine sebep olur. Bu fikir insanlığın kendi kendini düzeltemeyeceği düzelmesi için dünya dışından gelen bir gücün gerekliliğidir. "Nasıl ki buz ve su birbirinden ayrı düşünülemezse insanlar da dünyadan ayrılamaz" fakat aslında bakıldığında hepimiz aynı yapı taşlarından oluştuğumuz düşünülürse biz de evrenin kensidinden ayrılamayız bu durumda dünya dışı bir varlığın bizden iyi olacağı sonucuna varması bence insanlıktan almak istediği bir intikamın rasyonelize edilmesiydi. Ye Wenjie eğer bu kitapta bir kötü karakter varsa kitabın antagonistidir. Her ne kadar onu buna iten sebepleri anlasam bile milyarlarca insan adına karar vermek onu olası insan neslinin soyunun bitmesinin sebebi yapar. O kitap yüzünden başı belaya girdikten sonra kendini olayların başlamasına insanlığın sona ermesine sebep olacağı kızıl sahil üstünde bulur. Buradan sonra zamanda atlıyoruz ve Wang ile tanışıyoruz. Kitabın başlarında Wang kendini gizli bir askeri toplantıda bulur ve ondan gizemli bir şekilde ölen bilim insanlarının neden intihar ettiklerini öğrenmesi istenir. Daha sonra Wang'ın yaşadığı garip bir fenomenler dizisi sonucunda Wang bir meslektaşına danıştığı sırada üç cisim oyunun keşfeder ve oynamaya başlar. Kitap aslında bu birbirinden bağımsız görünen üç ayrı bölümün ilerlemesinden oluşuyor diyebiliriz. Kızıl sahilde Ye Wenjie'yi onu geri dönülmez hatasına götüren süreci, Wang'ın kendi bakış açısında geçen bölümlerde bu ilginç intiharın peşine düşerken ve başından geçen ve karşılaştığı olayları ve Wang'ın üç cisim oyununu keşfetmesini okuyoruz. Başlangıçta çok bağımsız olsalar bile zamanla bütün haline geliyorlar kitapta. Özellikle üç cisim oyunu bölümleri inanılmazdı!! Oyun sürecinde aslında bir matematik problemi olan üç güneş problemine doğa üstü anlamlar yüklemesinden bilimsel yönteme geçiş süreci çok güzel işlenmişti. Özellikle Newton ve Leibniz'in kalkülüs detayı çok hoştu.
Kitapta farklı konumlarda olan insanların dertlerinin farklılığı da çok güzel anlatılmıştı. Wang şahit olduğu gerçekleşmesi nerdeyse imkansız olan bir olaya şahit olduğunda kafayı yemek üzereyken, bu ve benzeri olaylar yüzünden bilim insanları hayatlarına son verirken, Da shi gibi karakterler için olanlar umrlarında değildir. Onların sorumlulukları onların yıldızlara bakmasına da engeldir. Bazılarımız için evrenin büyüklüğü korkutucuyken bazılarımız için ise karnı aç çocukların midelerinin büyüklüğü korkutucu oluyor işte... Evrenin büyüklüğü karşında nutkun tutulması bile sınıfsal.
Üç cisim oyunu sayesinde Trisolarisliler ve kurulmasına Ye Wenjie'nin sebep oluğu Dünya-Trisolaris örgütü ile de tanışıyoruz. Örgütün yapısını da genelde insanlıktan ümidini kesmiş, dünyadaki sorunlardan bıkmış elit- politika, bilim dünyası, iş dünyası- kesim. Dünyadaki sorunların belki de büyük bir kısmının sebebi olmalarına rağmen kendilerini bu sorunların kurbanı gören dünyadan umudunu kesmiş bir grup iki yüzlü insan.
Kitabın sonlarına doğruda Trisolarisliler ile tanışıyoruz. Yaşamım çok zorlu olduğu gezegenlerinde yaşamaya çalışan ileri teknolojiye sahip bir toplum. Biz Dünya'nın rahatlığında kendi küçük hesaplarımızın peşine düşüp hiç bir şeyi paylaşmazken onlar hayatta kalması bile bu kadar zor olan bir gezegende atom altı dünyaya hükmeden bir teknolojiye sahiptirler. Kitapta bu iki medeniyet arasında ki farklar çarpıcıydı. Trisolarisliler Dünya'ya git gide yaklaşıyor ama Dünya'nın bilimsel olarak gelişimine ket vurulmuş durumda fakat biz nasıl böceklerden ne yaptıysak kurtula mıyorsak Trisolarisliler de Dünyalılardan kutlamayacak görünen o ki.
Son olarak bahsetmeden edemeyeceğim kitapta bahsi geçen atom altı parçacıkların birer mikrokozmoz olabileceği hipotezi çok güzeldi.