Daima ironik bir hayalci oldum, içimdeki umutları hep aldattım. Olduğumu düşündüğüm kişiyi rastgele izleyen mutlak bir yabancı gibi, hayallerimin hezimete uğramasını her zaman zevkle izledim. İnandığım şeyden hiçbir zaman emin olmadım. Avuçlarıma doldurduğum kumları altın farz ettim ve kayıp gitmeleri için ellerimi açtım. Sözcükler benim tek gerçekliğimdi. Her şeyden önemlisi, ağızdan doğru sözcüklerin çıkmasıydı; geri kalan her şey iste o kumdan farksızdı.