Gönderi

Burak YÜCEDAĞ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·504 syf.·
52 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2022 20:08
·
2022 5. kitabı
Ahmet Ümit
8.5/10 · 28,1bin okunma
·
15 Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Burak YÜCEDAĞ
Gönderi Sahibi
Bugün bizim saçma buldugumuz bu efsanelere insanlar binlerce yil inandilar. O tanrıları yarattilar, sonra onlar için tapinaklar yaptilar, dualar okudular, kanunlar olusturdular, öldüler, öldürdüler. Kayıp Tanrılar Ülkesi Ahmet Ümit
Burak YÜCEDAĞ
Gönderi Sahibi
Hala hakikati kavramaktan yoksun olan insan, hayat denilen bu olağanüstü mucizeyle basa çıkamayınca, kendine bir koruyucu istiyor, kaderini yazacak kudretli bir varhk, ona mutlulugu armagan edecek kutsal bir senarist. Yeryüzündeki en krymetli olgunun hakikat oldugunu kavrayincaya kadar da korkarim hep böyle devam edecek. Kayıp Tanrılar Ülkesi Ahmet Ümit
Burak YÜCEDAĞ
Gönderi Sahibi
Elbette baba olmak tanri olmaya benzer. Nasil ki, bir baba evlatlarinin sorumlulugunu üstlenmisse bir tanri da bütün canlıların sorumlulugunu üstlenir. Ki, tüm canhilar, bir tutam ottan görkemli agaçlara; bir kelebekten göklerin sahibi kartallara; minicik karincalardan korkunç görünümlü devle-re; Ölumlù insanlardan Olympos' taki kudretli tannilara kadar hükmedilmeyi beklerler. Ben Bastanri 'Zeus, eger ellerimi onlarin üzerinden çekersem yeryüzünde ve gökyüzünde yeniden kaos baglar. Ben kutsal düzenin temsilcisiyim. Söz-lerim yasanin kendisi, yasamin güvencesi, varlığım koruyucusudur. Eger benim sözum yere düserse, eger benim kartalım gökyüzünde süzülmezse, eğer benim simseklerim gürlemez, yildirimlarim cakmaz, yagmurlarim yagmazsa, dünya kuru bir yaprak gibi savrulur boşlukta. O yüzden hükmettiklerine sadece sevgi gösteren bir tanni noksandr benim gözümde. Çünkü hayat, sevgiden çok daha buyüktür, çok daha derin, cok daha karmaşık Kayıp Tanrılar Ülkesi Ahmet Ümit .
Burak YÜCEDAĞ
Gönderi Sahibi
Dionysos, babasinin oglu oldugunu gösterdi. Saygisizhklarinin bedelini canlaryla odetti onlara. Ama ayni zamanda sevdi insanları, tıpkı benim sevdigim gibi. Zorluklara katlanmalari için üzim asmasini armagan etti onlara ve sarabi. Cünkü ölümlüler için dünyanin katlanilmaz bir yer oldugunu biliyordu, acilar içinde yasamamalarini, sürekli sikint içinde kivranmamalarini, günlerini sadece dert ekerek geçirmemelerini istiyordu. Ve onlara dedi ki: . "Sarap için ey insanlar! Sarap için ve aklinizdan sıyrılın, tanri, kral, baba, hepsini bos verin, yasaklara kulak asmayin, yüreginizin ve bedeninizin sesini dinleyin, kendiniz olun, kendiniz gibi yasayin. Sarap icin ey insanlar, ne tanrilardan korkun ne kendinize acıyın, ask, sir, müzik, dans sizi bekliyor. Sarap için, dans ederek, sarki söyleyerek, seviserek dogaya dönun.. Kayıp Tanrılar Ülkesi Ahmet Ümit
Burak YÜCEDAĞ
Gönderi Sahibi
Ve sormadan, bilmeden, dügünmeden beni kinayanlar ve beni, ulu Zeus'u, tanrilarin tanrisini, olanlarin ve olacaklarin karar vericisini, yerin ve gögün sahibini, disi titanlarla, tanriçalarla, kadinlarla yagadigim asklari bahane ederek kutsal isleri savsaklamakla suclayanlar. Onlar ki derin dügünmekten yoksundur, onlar ki gelecegi görmekten âcizdir, onlar ki benim yüce amacimi kavrayamayanlardir. Oysa aldigim her nefesin, attığım her adimin, verdigim her karanin bir anlami vardir. Dünyayı yönetmek bir düzenleme isidir. Yerin ve gögün hâkimi oldugum elbette tartışılmaz, ancak bu hükümranhkta kardeşlerimin ve cocuklarimin da katkisi vardir. Her tanrı sorumluluk sahibidir, hepsinin ayri isleri, ayr misyonlan vardir. Hicbir tanri dünyayı tek basina yönetemez. Ne kadar kudretli olursa olsun bütün yükü tek başına taşıyamaz. O yüzden yendigim düsmanlarima bile sorumluluk vermekten çekinmem Kayıp Tanrılar Ülkesi Ahmet Ümit .
Reklam
Burak YÜCEDAĞ
Gönderi Sahibi
Misal, agabeyim yüce Poseidon ile kapistiklari zaman Attika Yarimadasi yüzünden. Yaristiklara zaman kiran kırana kim sahip olacak diye o güzel sehre. Asla tek başıma karar vermedim. Topladim tannilari huzura ve seslendim biri kardesim, digeri kizim olan iki yarismacrya. Dedim ki: "Madem insanlarin yaptign bu sehri istiyorsunuz, o za-man yararlı armaganlar vermelisiniz orada yasayanlara. Ki, o sehri hak edesiniz. Gösterin marifetlerinizi bu tanrısal kurula, onlar karar versin bu sehrin tanrisinin kim olacagina." Poseidon ve Athena, ikisi de makul buldu önerimi ve birbiri ardina siralamaya başladılar tanrisal marifetlerini. Once kudretli agabeyim Poseidon çıktı ortaya. Elinde muhtesem yabasiyla, adeta meydan okuyarak dikildi kurulun karşısına. Yüzümüze bile bakmadan, kendinden emin bir el hareketiyle güzel mi güzel, güçlü mü güclü, hızlı mi kızlı bir at sundu bizlere. Ben dahil bütün tanrilarin aklı gitti o güzelim yaratiga. O atla bütùn savaşlar kazanabilirdiniz, bütun yarislarda galip gelebilirdiniz ve haklı olarak övünebilirdiniz bu mahluk benim diye. Ve at arka ayaklarinin üzerinde zafer kazanmis bir komutan gibi sahlanirken günege karşı, eyvah dedim içimden, "Bizim Athena, kaybetti simdiden." Ne yalan söyleyeyim üzüldüm kızım için. Yine de heyecanla beklemeye başladım gök gözlü tanriçanin gösterecegi marifeti. Athena, kudretli amcasi gibi oyle afra tafrayla cakmada kurulun Önüne, sakince geldi ortaya. Ne kalkan vardı elinde ne de mızrağı. iki avcunun arasinda yesil bir fide tutuyordu sadece. Usulca gülumsedi hepimize. Dedi ki: "Kudretli amcam Poseidon'un atina bayildim ben de. Güzel hayvan gerçekten, belli ki güçlü de, belli ki savaşlarda cok ise yarar. Zaferden zafere kosturur insani, baris zamani da saygınlık getirir üzerine binene. Kral olsun yahut köle her kişi bu hayvanin sahibi olmak ister. Ama herkese nasip olmaz bu güzellige binmek. Zenginlik gerekir, soylu, varlıklı olmak. Zafer getirmesi için de savas gerekir. Yani ölum, yani yikim, yani acı. Ben de sevdim bu ati, ama daha yararh bir sey lazim insanlara, hem de cocugundan yaslisina, kadinindan erkegine, varsılından yoksuluna. Hem barışı hatırlatacak, hem barışı çagristiracak hem de baris anıştıracak. Yiyecek olacak ki karin doyursun, agaç olacak ki gölgesinde uyunsun, üstelik yüzyillarca sürstn ömrü. Ve insanlar yasadikça ölmez agaci densin adina ve kutsal taneler dökülsün dallarindan." Boyle dedi ve elindeki fideyi Olympos'un bereketli topragina dikti. Bir anda kocaman bir agaç belirdi sarayin bahçesinde, yapraklarinda yesilin binbir tonu, dallarinda besili taneleri. Ve bu agaca zeytin dedi. Ne kadar tanri varsa huzurda, elbette Poseidon disinda, hatta insanlarin düsman Ares'in bile hem aklını hem kalbini çeldi. Poseidon'dan baska ellerin hepsi kızım için yükseldi. iste o kadim sehir böylece Athena'ya ait oldu. Ve o sehrindeki insanlar en yüksek tepeye kizim için kocaman bir tapinak kurdular. Ve ben kizima bakarken, gözyaslarimi tutamadim. Ve bir kez daha bela okudum dedem Uranos'a ve oglu Kronos'a, baba olmayı, basaramadiklar için. Ve en sert mermere, derin harflerle kazidim o kesin hakikati. Baba olmayı beceremeyenler tanri olmayı da beceremezler. Ve onlar her türlü vahseti ve asagilanmayı hak ederler. Kayıp Tanrılar Ülkesi Ahmet Ümit
Burak YÜCEDAĞ
Gönderi Sahibi
Inkâra gelinmez, ben bir erkegim; hep sevdim disileri, titan olsun, tanri olsun, insan olsun büyük zevk aldim onların güzelliklerini seyretmekten, saclarina dokunmaktan, yanaklarını koklamaktan, dudaklarinin lezzetini tatmaktan, o tatlı fısıltılarını dinlemekten. Ve elbette her iyi sevismenin bir de ödülü vardir tanrilardan gelen: Bebek, yeni bir can, hayatin devami... Kayıp Tanrılar Ülkesi Ahmet Ümit