2002 yılında basılmış bu kitabı 2004 yılında okumuştum. 80’li ve 90’lı yılların gençliği Tarık Akan’ı 1975 yılında çevirdiği Hababam sınıfındaki karakterle tanıyordu. Ancak Tarık Akan Yeşilçam’ın yakışıklı ve karizmatik jön imajını kabul etmeyerek aniden sosyal içerikler içeren politik filmler çevirmeye başladı. Onu böyle gören hayranları hayal kırıklığına uğrasa da o artık olgunlaştığını ve kendini artık bir dava uğruna mücadeleye vermiş olduğunu açıkça belirterek Yeşilçam’a veda etmişti. Bundan sonraki durağı Yılmaz Güney’le arkadaş olması ve 1982 yılında Yılmaz Güney’in yol filminde rol alması oldu. 12 Eylül sonrası Türkiye’de başlayan darbe sonrası 1981’de Almanya’ya gittiği sırada yaptığı bir gazeteci röportajı çarpıtılıp Türkiye’de aleyhinde kötü propaganda aracı oldu ve hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve mahkemeye çıktıktan sonra bir süre cezaevinde kaldı. İşte bu kitap onun cezaevinde geçirdiği zamanda fiziksel ve ruhsal olarak yaşadığı travmaları ve kötü anılarını anlatıyor. Rahmetli Tarık akan maalesef çok kötü zamanlar geçirdiği cezaevi anılarını sansürsüz ve eksiksiz kaleme almış. Mekanı cennet olsun.